Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/12773 E. 2012/18773 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12773
KARAR NO : 2012/18773
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.601,00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde davalı çalışana haksız ödenen 1.601,00 TL alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Davalı taraf, zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.Mahkemece, hatalı ödemenin öğrenildiği 30.04.2007 tarihli inceleme raporu ile 1. yıllık zamanaşımının başladığı ve dava tarihi itibarıyla dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin bulunduğundan dolayı, zamanaşımı sorununun bu doğrultuda çözümlenmesi gerekmektedir.
BK madde 66’ya göre iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra nedensiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar. Bir yıllık sürenin başlaması için, iade alacaklısının kendisi aleyhine zenginleşen kişiyi ve zenginleşmenin kapsamını (nedensiz olarak uğranılan malvarlığı azalmasını) bilmesi aranmalıdır. Zira, davalının zenginleşmesinin, davacının hukuk alanının ihlali sonunda elde edildiği bilinmeden dava açılamaz. Kamu kurumlarında ise öğrenme tarihi olarak, dava açmak üzere onay vermeye yetkili makamın sebepsiz zenginleşme olgusunu, zenginleşen kişiyi ve zenginleşme miktarını öğrenme tarihi esas alınmalıdır.O halde mahkemece yapılacak iş; bir yıllık zamanaşımı süresinin davacının (zarar görenin) malvarlığındaki eksilmeye yol açan eylem ve işlemin haksız olduğuna kesin olarak kani bulunduğu ve malvarlığındaki eksilmenin miktarını tam olarak öğrendiği tarihten itibaren başladığı kabul edilerek, bu ilkeye göre dava açmak üzere emir vermeye yetkili makamın onay tarihi araştırılmak suretiyle sonucuna göre davanın zamanaşımından reddine veya kabulüne karar vermekten ibaret olmalıdır.Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.