Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13742 E. 2012/18343 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13742
KARAR NO : 2012/18343
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01/05/2011 gününden başlayarak aylık 16.000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde 01/05/2011 tarihinden başlayarak aylık kira bedelinin 16.000 TL olarak tespitini talep etmiştir.Davalı vekili beyanında kira bedeli olarak halen 5.855 TL ödendiğini, bu rakamı THK … Şube Başkanlığınında uygun bulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece kiracı ve kiralayanın sözleşme ile kararlaştırdıkları artış şartı ile bağlı oldukları, 9 yıllık süre dolmadan hak ve nesafet kurallarına göre kira artışı talep edilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda tüm dosya içeriğine göre davaya konu olan yerin …’te bulunan pansiyon cafe olduğu, kira sözleşmesinin başlangıcının 01/05/2006; kira süresinin 9 yıl olduğu; kira artış şartının tüfe oranı olarak belirlendiği, davacının talebinde emsaller dikkate alındığında ödenen aylık kira bedelinin çok düşük kaldığını, kira bedeli olarak talep edilen miktarın günün koşullarına uygun olduğunu belirttiği anlaşılmıştır. Davacının talebi kira tespitine yönelik değil, sözleşmede yeralan artış şartının değiştirilmesine ve bununla birlikte kira bedelinin ekonomik koşullara uyarlanarak belirlenmesine ilişkindir. Bu dava, Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren kira tespiti davası olarak nitelendirilemez. Bu durumda mahkemenin görevi dava tarihi itibari ile dava değerine göre belirlenecektir. Davacının aylık kira bedeli talebi 16.000 TL olduğundan bu dava, dava tarihi itibari ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girmektedir.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden gözönüne alınır.Mahkemece görev nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.