Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2019/2275 E. 2019/10450 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2275
KARAR NO : 2019/10450
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Mağdurlar …, … hakkında …Devlet Hastanesinden alınan 30.08.2013 ve 14.01.2014 tarihli raporlarda vücutlarının çeşitli bölgelerinde ateşli silah yaralanması ve saçma taneleri mevcut olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiş ise de Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Adli Tıp Derneği tarafından oluşturulan Türk Ceza Kanununda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından değerlendirilmesi 2013 Tarihli Kılavuzuna göre yumuşak doku seyirli giriş deliği bulunan tüm ateşli silah yaralanmaları (sıyrık tarzında olmayanlar) ile ilgili değerlendirme gözönüne alındığında basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtilmesi karşısında, tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar temin edilip, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, her üç mağdurdaki yaralanmanın niteliği hakkında TCK’nin 86 ve 87. maddelerdeki ölçütlere uygun rapor aldırılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Mağdurlardan Murat hakkında …Devlet Hastanesince düzenlenen 30.08.2013 tarihli raporda, mağdurdaki yaralanmanın “Frontal bölgede saçma giriş deliği ” basit tıbbi müdahale ile geçer şeklinde belirtildiği, yüz bölgesinde bulunan yaralanmaya ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği, belirtilen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde, yaralamanın yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususlarında olay tarihinden en erken altı ay sonra, müştekinin tüm film, grafi ve tedavi evrakları, kesin ve geçici raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden veya Üniversite Hastanesi Plastik Cerrah ya da Adli Tıp Uzmanı ünvanlı yetkili doktordan rapor aldırılarak, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği halde, yetersiz raporla hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereği sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.