Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2017/5859 E. 2019/11078 K. 24.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5859
KARAR NO : 2019/11078
KARAR TARİHİ : 24.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın, olay tarihinde kavga olduğunun ihbarı üzerine kendisine müdahale eden müşteki polis memurunu tehdit edip, boğazına sarılarak tekme ve yumruk vurmak suretiyle direnme eylemini gerçekleştirerek yaralanmasına sebep olduğu sırada müştekinin gömleğinin de zarar görmesine neden olması şeklinde gerçekleşen olayda; bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinin uygulanması ve meydana gelen suçların en ağırı olan görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulmasıyla yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca mala zarar verme suçundan da hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilamda, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümleri uygulanarak hüküm kurulup kurulmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.