Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/12120 E. 2013/13809 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12120
KARAR NO : 2013/13809
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

……
Dava, yersiz ödenen aylığın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davada davalı … ……yönünden taraf teşkilinin sağlandığından bahsedilemez. Davalı … kızlık soyadı ile çıkarılan dava dilekçesi ekli tebligatın adresin boş arsa olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, davalıya yapılan ilanen tebligatta açık kimlik bilgileri bulunmadan ad ve kızlık soyadı yazılarak gazete ilanı verildiği, yine divanhaneye ilanın asıldığına dair tutanağın da aynı şekilde olduğu görülmüştür. Davalı da temyiz dilekçesinde davadan haberdar olmadığını belirtmiştir. Bu durumda, davalıya yapılan tebligatların usulsüz olduğunun ve davalının savunma hakkının kısıtlandığının kabulü gerekir. 1982 Anayasasının 36.maddesi, 1086 sayılı HUMK’nun 73.maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı gözetilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Onun içindir ki, davetin ve özellikle yazılı şeklin davadaki önemi büyüktür. Gerek tebliğ işlemi, gerekse tebliğ tarihi, yasada emredilen şekillerle kanıtlanabilir. Buradaki tek amaç, tebliğin muhatabına ulaşmasını ve onun tarafından kabul edilmesini sağlamaktır. Zira yazılı tebligat, davaya ilişkin işlemleri o dava ile ilgili kişilere bildirmek için yapılan bir belgelendirme işlemidir. O halde yasa hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Usulsüz tebligata dayalı olarak taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp hüküm verilmesi mümkün değildir.
O hâlde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma içeriğine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

………..