Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9571 E. 2012/16688 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9571
KARAR NO : 2012/16688
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekli dilekçesi ile; müvekkili ile davalılardan …’nın 22/01/2008 tarihinde yazılı anlaşma yaparak, tapu kaydında … adına tarla olarak tescilli çifliğin; davacıya satılması hususunda anlaştıklarını; çiftliğin toplam satış bedelinin 1.100.000 $ olarak kabul edildiğini, bu miktarın 10.000 $ peşinat olarak, 40.000 $ çekle ve 300.000 $ iki adet daire verilerek ödendiğini; bakiyesine ise sıralı senetler verildiğini; harici satıştan sonra alıcı müvekkili …’ın çiftliği fiilen teslim aldığını, çiftliğin bakım ve iyileştirilmesi için de 650.000 $ masraf yaptığını; davacının, senede bağlanan bakiye satış bedeli tutarının 487,350 $ ‘ını da gününde veya günü geçtikten sonra peyder pey ödeyerek senetleri geri aldığını; ancak, davalının taşınmazın devrini davacıya yapmayarak, tapuda diğer davalıya satıp devrettiğini; bu nedenle, 22/01/2008 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesinin ifa edilmemiş olması nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 50.000 TL’nin 30.000 TL’lik kısmının sebepsiz zenginleşmeleri nedeniyle her iki davalıdan işleyecek avans faizi ile, 20.000 TL’lik kısmının ise davalı … dan kademeli olarak işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; sözkonusu çiftliğin protokol tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacı çiftlikten fiilen yararlanmasına rağmen bakiye borcunu ödemediğini; ödeyemediğini söyleyerek yeni bir alıcı bulup taşınmazı sattığını, ve tapunun alıcı üzerine devrini talep ettiğini; bu nedenle, davacının bu talebine uygun hareket edilerek tapu sicilinde diğer davalı … adına tapu tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının çiftliğin tesliminden sonra 650.000 $ harcama yaptığı iddiasının da kabul edilemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili ise cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacı ile uzun süredir tanıştığını, davacının çiftliğin alımından dolayı çok borcu olduğunu ve kendisini kurtarmasını istemesi nedeniyle, insani duygularla burayı davacıdan değerinin bile bir miktar üzerinde satın aldığını; müvekkilinin, hepsi… tan olmak üzere …’a bloke çek ile 700.000 $, …’a ait … Gıda Tekstil İnşaat Sanayii Ticaret Limited Şirketine 293.550 $ ve ödemelerine karşılık …’yada 306.350 $ ödeme yaptığını, dekontlarının mevcut olduğunu belirtip, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; “Davacı ile davalı … arasında tanzim ve kabul edilen 20/11/2009 tarihli teslim tesellüm belgesine göre” 44 adet senedin ödenmediği, bu senetlerin … ‘da bulunan çiftliğin tekrar satılması ile ödendiği belirtilerek” senetlerin iade edildiği anlaşılmıştır. Taşınmazın üzerindeki İş Bankası lehine bulunan 600.000 TL’lik ipotekle birlikte davalı … e satılmasının hem teslim tesellüm belgesi hemde davalıların iddialarını desteklediğini; taşınmaza davacının yaptığı masrafların ise; taşınmaz davacının bilgisi dahilinde davalı …’a üzerindeki müştemilatlarla birlikte satıldığından davalılardan talep edilemeyeceği, gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş hüküm dava vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada, harici taşınmaz satışına dayalı ödenen paranın ve taşınmaz üzerinde yapılan faydalı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan tahsili istenilmektedir.Tapulu taşınmazın harici (Resmi olmayan) satışı geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye göre verilenler iade edilmelidir. Taşınmaz satışına ilişkin sözleşmede kararlaştırılan paranın bir kısmının davalı … tarafından alındığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davaya konu taşınmazın tapuda diğer davalıya … tarafından devredildiği hususunda da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, harici satış senedi ile taşınmazı satın alan davacının, yine harici olarak taşınmazı diğer davalıya satıp satmadığı noktasındadır. Davalı …, davacının alıcı … ‘i bulduğunu ve satış bedeli hususunda anlaştıklarını, bu nedenle tapuda … e devrettiğini iddia etmiş; davalı … de, satımla ilgili … tan yaptığı ödemelerin bulunduğunu savunmuş; ancak, ödemelere ilişkin belgeleri dosyaya sunmamıştır.TMK’nun 6.maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.Davalılar, iddialarını usulüne uygun olarak kanıtlamakla yükümlüdürler. Mahkemenin, hükme esas aldığı teslim tesellüm tutanağında “Bu senetlerin … ‘da bulunan çiftliğin tekrar satılması ile ödendiği” ifadesi geçmekte ise de; satım işleminin davacı tarafından mı yapıldığı, yoksa davalı tarafından mı yapıldığı (ki, tapuda davalı … tarafından yapılmıştır.) hususunu açıklamaya yeterli bir beyan olarak kabulü mümkün değildir.O halde, mahkemece; davalılardan, savunmaları doğrultusunda, taşınmazın haricen davacı tarafından davalı …’e satıldığına ilişkin delilleri sorulup, tüm deliller toplanıp, birlikte değerlendirilip tartışıldıktan sonra; oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir.Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.