YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7860
KARAR NO : 2013/5202
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalılar …, … vekilince istenilmiş, davalılar … ve … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.4.2013 Salı günü davacı … vekili Avukat … ve davalılar … ve … vekili Avukat … geldi. Davalı Ergo Sigorta A.Ş tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalılar … ve … vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle 20.000 T iş gücü kaybı zararı ve 30.000 TL tedavi giderinin tüm davalılardan, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile iş gücü kaybı zararı taleplerini 144.503,00 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde, iddia olunan kusur durumunun gerçeği yansıtmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 144.503 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 13.576,50 TL tedavi gideri ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı … şirketine karşı açılan tedavi giderlerine ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur ve maluliyet oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ayrıca ıslahın zamanaşımı süresi dolmadan yapılmış olmasına göre davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 03.09.2010 tarihli raporda, davacının iyileşme süresi 18 ay olarak belirlenmiş ve bilirkişi tarafından bu dönem için hesap edilen 1.748 TL geçici iş göremezlik zararına mahkemece hükmedilmiştir. Davalılar vekilince davacının bu süre zarfında çalışmasına devam ettiği iddia olunmuş, mahkemece bu husus araştırılmamıştır. Mahkemece davacının 18 aylık iyileşme süresi içinde çalışıp çalışmadığı ve bu dönem için Sosyal Güvenlik Kurumundan kendisine ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının etraflıca araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Hakim, manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak hükmeder. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da
olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birarada değerlendirilerek belirlenmelidir. Somut olayda; tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ve kaza tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır.
4-Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”,
Yasanın geçici 1.maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasımın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
5-Bozma kapsam ve nedenine göre davalılar … ve … vekilinin tedavi giderlerine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin zamanaşımı, kusur ve maluliyet oranına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin tedavi giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar … ve …’a verilmesine, 990.00 TL vekalet ücretinin davalılar …,… ‘tan
alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve … ile davacıya geri verilmesine 9.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.