YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17330
KARAR NO : 2019/32422
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin 5607 sayılı Yasanın 3/5. fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Tekerrüre esas olan Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/224 E., 2007/496 K. sayılı mahkumiyet hükmünün hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip, sonucuna göre de sanık hakkında TCK’nun 58. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00TL’den paraya çevrilirken TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi yerine TCK’nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın altsoyu bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise infaz tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK’nun 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
6. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’ne davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, sonuç cezada sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.