YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7389
KARAR NO : 2019/12283
KARAR TARİHİ : 16.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık … hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’nin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz taleplerine gelince:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, sanıkların suç tarihinde katılanlara ait eve gidip, kapısına tekme vurmak suretiyle dışarı çıkmalarını sağladıktan sonra sanık …’nin diğer sanık …’ nın boğazına bıçak ya da herhangi bir cismi dayayarak “Alın bunu öldürün, yoksa ben öldüreceğim …” gibi sözler söylediği biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinde, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiğinin ve sanıkların kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma özel kastı olarak kabul edildiğinin yöntemince açıklanmadan, eylemlerinin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağı yolundaki hatalı nitelendirme ile bu suçtan mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.