YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15971
KARAR NO : 2013/6057
KARAR TARİHİ : 22.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
AVUKAT …
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.04.2005- 19.11.2007 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız ve sözlü olarak feshedildiği, kanuni haklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllıkizin ücreti, ücret alacağı ve fazla çalışma ücretinin faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin işverence ıspatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu, fazla çalışma yaptığı, son ay ücretinin eksik ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, mahkemece bu konuda yapılan araştırmanın yeterliolup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davacı tanığının beyanı dikkate alınarak, işyerinde vardiyalı olarak günde sekiz saat çalışma olduğu, şoför eksiği olduğu dönemlerde haftada üç-dört gün iki-üç saat diğer şoförün boşluğunu doldurmak için çalışma yapıldığı, onbeş günde bir hafta tatili kullandığı değerlendirilerek, haftalık yedi saat fazla çalışma olduğu kabul edilmiş ise de, davacının 20.11.2007 tarihli ihtarname ile, çalışma süresi boyunca sürekli olarak her ay iki hafta sonu çalışmalarının karşılığı fazla çalışma ücretlerinin ödenmesini istediği, günlük fazla çalışma ücretinden bahsetmediği, müfettiş raporunda, fazla çalışmaya dair delil bulunmadığının belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, haftada kaç gün, kaç saat fazla çalışma yapıldığının tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklanmadığı anlaşılmış olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.