Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/2360 E. 2019/252 K. 21.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2360
KARAR NO : 2019/252
KARAR TARİHİ : 21.01.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiş, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2017/917 Esas 2018/228 Karar 27.02.2018 günlü kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5679 Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açtığı itirazın iptâli davasının, dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5682 Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açtığı itirazın iptâli davasının reddine karar vermiş, karar davacı vekilince temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ile arasındaki yazılı sözleşme gereği malzemeli olarak yeni camii sosyal ve kültürel tesisi inşaatının asma tavan, alçı kaplama, saten son kat uygulama işine devam ederken davalının işi bir başkasına vermesi sebebi ile yapmış olduğu imalâtların bedeline ilişkin davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının haksız şekilde icra takibine itiraz ettiğini, itirazın iptâli ile haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davacı yüklenicinin işi gereği gibi yapmadığını, hatalı ve eksik yaptığı işlere ilişkin taraflar arasında imalâtın metrekaresi konusunda da ihtilâf olduğunu, davacıya yaptıkları ödemeler toplamında davacıya hiçbir borcu olmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davaya konu imalâtların değerinin 84.355,71 TL, davalı tarafından davacıya para olarak yapılan ödemelerin 65.620,00 TL olduğu, davalı tarafından davacı yükleniciye verildiği iddia olunan ancak buna ilişkin dosya kapsamında bir belge bulunmayan meblağların ise 10.317,00 TL malzeme bedeli ve 17.970,74 TL bağışlar toplamı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın 28.287,14 TL üzerinden kısmen kabulüne ve %20
oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş, bu karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2017/917 Esas 2018/228 Karar 27/02/2018 günlü kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5679 Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açtığı itirazın iptâli davasının, dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5682 Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak açtığı itirazın iptâli davasının reddine karar vermiş, karar davacı vekilince temyiz olunmuştur.
6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise, bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi değiştirilerek “kararlar” ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir.
Somut olayda, kanun yoluna başvurulan yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar 27.12.2016 tarihli olup, kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde … 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/85 Esas 2013/6 Karar 15.07.2013 tarihli ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş ve bu karar 10.09.2013 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihlerinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada, esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil temyiz kanun yolu olduğu anlaşıldığından, Dairemizin temyiz incelemesi yapmakla görevli ve yetkili olduğu kabul edilerek, istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2017/917 Esas 2018/228 Karar 27.02.2018 günlü verdiği karar yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmayacağından, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2017/917 Esas 2018/228 Karar 27.02.2018 günlü kararının kaldırılarak, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafından yapılan imalâtlar bedelinin 84.355,71 TL, davalı tarafından davacıya para olarak yapılan ödemelerin
65.620,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, imalât bedeli olan 84.355,71 TL’den yapılan ödemeler toplamı olan 65.620,00 TL’nin mahsubu ile bakiye kalan 18.735,71 TL üzerinden itirazın iptâline ve ayrıca davacının iddia ettiği alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebi ile icra inkâr tazminatının ise reddine karar vermek olup, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bette açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 21.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.