YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1834
KARAR NO : 2018/15886
KARAR TARİHİ : 18.09.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün …… yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi ……lı olarak davalı vekili tarafından, ……sız olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ……ya tabi olduğu anlaşılmış ve …… için 18.09.2018 …… günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. …… günü ……lı temyiz eden davalı taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan temyiz eden davacı vekili Av. …… Kızılca geldi. ……ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra ……ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesine ek olarak sunduğu tapu kayıtlarındaki taşınmazları davalının ekip biçmek suretiyle kullandığını, bu faydalanmadan dolayı toprağın zarar gördüğünü ve gübreleme yapılması gerektiğini, davalının haksız işgalci olduğunu ileri sürerek eski hale getirilmesine, eski hale getirme bedelinin tazminine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazları dava dışı kişilerden kiraladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının haksız işgalci olduğu gerekçesiyle eski hale getirmeye, ecrimisil isteğinin kabulüne ve eski hale getirme bedelinin reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, eski hale getirme ve bedelinin tazmini ile ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesine ek tapu kayıtları sunarak eldeki davayı açmıştır. Dava dilekçesinde ek-1 olarak yazılı olan tapu kayıtları 907, 916, 899, 904, 897, 909, 913, 73, 71, 69, 67, 911, 64 ve 1164 parsel sayılı taşınmazlara aittir.
Mahkemece, 19.02.2014 günlü 6.oturumda davacı vekiline dava dilekçesinde yer alan taşınmazların parsel numaralarını bildirmesi için süre verilmesi üzerine, davacı vekilince 18.04.2014 tarihli verilen dilekçe ile yukarıdaki parsel numaraları belirtilen taşınmazlara ek olarak 910, 912, 908, 896, 901, 898, 914, 906, 60, 65, 68, 70 ve 72 parsel sayılı taşınmazlar da bildirilmiş, Mahkemece, numarası belirtilen 27 parça taşınmaz hakkında da karar verilmiştir.
Ne var ki; dava dilekçesinde yer almayan, davaya sonradan eklendiği anlaşılan ve haklarında usulüne uygun açılmış bir dava da bulunmayan 13 parça taşınmaz hakkında karar verilmesi isabetsizdir.
3. Dava dilekçesinde davacı …… Kaymakamlığı’na 3091 sayılı kanun kapsamında yaptığı başvuruları ileri sürmüş, davalı ise … 1. İdare Mahkemesi’ndeki 2012/823E sayılı davada yürütmeyi durdurma kararı verildiğini savunmuştur.
Ne var ki; Mahkemece taraf delillerinin eksiksiz toplandığını söyleyebilmek güçtür.
Hal böyle olunca, taraflar arasında görülen sulh hukuk mahkemesi tespit dosyaları, 3091 sayılı kanun kapsamında kaymakamlığa yapılan başvurular, idare mahkemesi dava dosyasının örneği getirtilerek taraf delilleri eksiksiz toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek sonuca gidilmiş olması da doğru değildir.
4. Bilindiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nin 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle …… arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen …… ürünlerinin neler olduğu …… il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Somut olaya gelince; bölgede ekilen …… ürünlerinin neler olduğu …… Müdürlüğü’nden sorularak denetime elverişli ecrimisil hesabını ortaya koyan bilirkişi raporu alınması gerekirken, bölgede ekilen ürünlerin neler olduğu, birim fiyatları ve verim değerleri tespit edilmeden yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi de isabetsizdir.
5. Öte yandan, yukarıda da yazılı olduğu üzere haksız eylem niteliğindeki ecrimisilde haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.
Hal böyle olunca; davacının talep ettiği eski hale getirme isteğinin yukarıda yazılı ilkeler uyarınca normal kullanım sonucu oluşan zarar kapsamında kalıp kalmadığı saptanarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.