YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18484
KARAR NO : 2019/1624
KARAR TARİHİ : 22.01.2019
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerindse 2004-2009 yılları arasında muhasebe müdürü olarak çalıştığını, ücretinin fesih tarihi itibarıyla net 3.000,00 TL olduğunu, kendisine birtakım belgeler verilerek imzalaması ve diğer çalışanlara da imzalattırmasının istenildiğini, kabul etmeyince haksız ve bildirimsiz olarak iş sözleşmesine son verildiğini, işverenin tazminatlarını ödeyeceğini söylemesine rağmen çok düşük rakamlar ve uzun vadeli çekler önerdiğini, bu nedenle ihtarname keşidesi ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiklerini, işverenin bunun üzerine müvekkili hakkında devamsızlık tutanakları tuttuğunu belirterek haksız fesih sebebi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, vergi iade alacağı, çocuk yardımı alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ve bayram,genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müdür olmayıp, muhasebe servisinde çalışan personel olduğunu, ücretinin iddia edildiği kadar olmadığını, davacının süreklilik gösteren şahsi sorunları nedeni ile sıklıkla işe gelmediğini, buna rağmen şirket yetkililerinin kendisine iyiniyetli yaklaştıklarını, asıl amacının tazminat alabilmek için kendisini işten attırmak olduğunu, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, tazminat ve diğer işçilik alacağı taleplerinin haksız olduğunu söyleyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
Mahkemece, toplanan delillere, tanık beyanlarına ve davacının muhasebe müdürü olarak alabileceği ücretin belirlenmesi için yapılan emsal ücret araştırması verileri doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, kanuni süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, gerek davacı, gerekse davalı tanık anlatımlarına göre işyerinde fazla mesai yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece karara esas alına bilirkişi raporunda işyerinde mesainin 18.30’da sona erdiğini ve günlük 2 saat olmak üzere haftalık 12 saat fazla çalışma yapıldığının kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Davacı, davalı işveren aleyhine açılan, … İş Mahkemesinin 2008/605 Esas 2009/598 Karar ve 2009/88 Esas 2011/454 Karar sayılı dosyalar ile yargılaması yapılan davalarda davalı tanığı olarak dinlenmiş ve 11.06.2009 ve 18.06.2009 tarihli duruşmalardaki beyanlarında, davalı işyerinde mesainin 18.00’de sona erdiğini belirtmiştir. Bu beyanı artık kendisini bağlayacağından bilirkişi tarafından mesai bitiminin 18.30 olarak kabulü ile fazla çalışma hesabının yapılması hatalıdır. Davacının kendi beyanı esas alınarak haftanın 6 günü 08.30-18.00 saatleri arasında çalışıldığının kabulü ile, fazla mesai alacağının hesaplanması gerekirken hatalı hesaba dayalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.01.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.