YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2293
KARAR NO : 2013/2302
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/…/2011 tarih ve 2010/116-2011/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2008/39848 sayılı “vdsl2” ibareli marka başvurusuna telekomünikasyon hizmeti sunan ve tanınmış markaları bulunan müvekkilinin adsl, dsl, gshdsl, gshdsl tt adsl, tt dsl, tt gshdsl, … ve VDSL2, VDSL ibareli markalarını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, davalı kurum tarafından itirazın nihai olarak reddedildiğini, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, DSL teknolojisinin çeşitli alt gruplara ayrıldığını ve bu hatlar ile telekomünikasyon sektörüne ilişkin çeşitli hizmetlerin sunulduğunu, bu hizmetleri Türkiye’de ilk kez sunan ve Türkiye çapında her bölgede alt yapı hizmeti verebilen tek şirketin müvekkili şirket olduğunu, müvekkilinin bu ibareler için 2007 yılından beri süregelen tanıtım ve reklam faaliyetlerinde bulunduğunu, bu ibarelere ayırt edicilik kazandırarak müvekkili ile özdeşleşmesini sağladığını, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek www.vdsl2.com.tr alan adının davalı şirket tarafından müvekkil logolarını içerir şekilde site altında kullanıldığının tespit edilmesine, … …’nun 2010-M-1155 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, taraf markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında yer alan hizmetler açısından herhangi bir ilişki ya da benzerlik olmadığını, VDSL2 ibaresinin özellikle telekomünikasyon sektöründe özel bir anlamı ve tanımlayıcı niteliği bulunduğunu, bu nedenle doğrudan telekomünikasyon ürünleri ya da ilişkili mal ya da hizmetler için ayırt edici niteliği ve marka olma özelliğinin olmadığını, bu ibarenin ancak telekomünikasyon teknolojisi ya da ürünleri ile doğrudan ilişkisi bulunmayan mal/hizmetler için marka olarak tescilinin mümkün olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, “VDSL2” ibareli markanın davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili başvurusunun tescil tarihi itibariyle davacının tescilli bir “VDSL” markası bulunmadığını, VDSL ve VDSL2 ibarelerinin tüm dünyada ortak kullanılan bir terim olduğunu, kötü niyet iddiasının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ”VDSL2” ibareli 2008/43668, 2008/40171, 2008/43670 sayılı markalarının sadece 09. ve 35. sınıflarda yer alan mal/hizmetler bakımından tescilli olup, davalının başvurusundan sonraki tarihli oldukları, yine, davacıya ait 2008/39828 sayılı “TT ADSL”; 2008/39907 sayılı “TTDSL” ve 2008/39899 sayılı “TT GSHDSL” ibareli markaların davalı başvurusu ile 37. sınıfta yer alan hizmetler bakımından aynı mal ve hizmetlerde tescilli olmalarına rağmen … kayıtlarına davalı marka başvurusundan daha sonra girmiş oldukları, ADSL, DSL, GSHDSL, ibarelerinin benzer harfleri içermekle birlikte başvuru konusu marka ile farklı işaretler oldukları, davalı başvurusunun davacı markalarından sadece “TTVDSL2, … VDSL2 ve VDSL2” markaları ile benzer olduğu; ancak davacıya ait bu markaların da … kayıtlarına daha sonra girmesi sebebiyle dikkate alınamayacağı, VDSL ibaresinin telekomünikasyon sektöründe tanımlayıcı bir niteliğinin bulunduğu, doğrudan telekomünikasyon ürünleri ya da ilişkili mal ya da hizmetler için ayırt edici niteliği ve marka olma özelliğinin bulunmadığı, ibarenin davalı başvurusunun tescilli olduğu 37. sınıfta yer alan hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığı, davacının sunduğu delillerin esasen TT ve … markalarının tanınmışlığına ilişkin olup, VDSL ibaresini bir marka olarak değil, TTNET ve … markaları ile birlikte bir internet hizmeti olarak tanıttığı, VDSL teknolojisinin ilk kez davacı tarafından Türkiye’ye getirilmiş olmasının tanımlayıcı olmadığı sınıflar yönünden davalının ibareyi marka olarak tesciline engel teşkil etmediği, davalının kötü niyetli olduğunu kabule yönelik yeterli delil sunulamadığı, davalıya ait “www.vdsl2.com.tr” alan adının da başvuru bakımından kötü niyetin varlığını kabule yeterli olmadığı; bu alan adı içerisinde davacı logolarının kullandığı iddiasının doğrulanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, …/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.