Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/6709 E. 2019/1420 K. 19.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6709
KARAR NO : 2019/1420
KARAR TARİHİ : 19.02.2019

14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.04.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar ile dava dışı … arasında … 1. Noterliği’nin 20.03.1986 tarihli, 18315 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle 708 ada 6 parsel sayılı taşınmazın …’a ait 1000/63230 m2’lik payının davalılarca satış bedeli peşin ödenmek suretiyle eşit oranda satın alındığını, ne var ki 3194 sayılı Yasa’nın 18/son fıkrasının satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte olduğundan her iki tarafın satış vaadi sözleşmesi ile satın almayı kabul ettiği payı tapuda kendi adlarına tescil ettirmelerinin mümkün olmaması nedeniyle davacının arkadaşı olan davalıya güven duyduğunu ve imar uygulamasından sonra kendisine ait payı geri almak şartıyla satış vaadi sözleşmesine konu 1000/63230 payın tamamının davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın zilyetliğinin de devralınarak fiilen ikiye bölündüğünü ve tarafların kendilerine ait yerlere ev yaptığını, davacının 1987 tarihinden bu yana yaptığı bu evde oturduğunu, yapılan imar uygulaması sonucu taşınmazın birçok parsele şuyulandırıldığını, 8410 ada 6 parsel ve 8409 ada 1 parsel sayılı taşınmazın her ikisinin de 274’er m2 olup 8410 ada 6 parsel sayılı taşınmazda davacının yapmış olduğu evin, 8409 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ise davalının yapmış olduğu evin bulunduğunu ileri sürerek satış vaadine konu 708 ada 6 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu şuyulandırıldığı parsel numaralarını belirterek davalı adına 8410 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tamamının diğer parsellerin ise davalı adına olan 1/2 payının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 708 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile bir ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle 25773 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddi ile diğer dava konusu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olaya gelince; Dava konusu 8410 ada 6 parsel sayılı taşınmaz haricindeki dava konusu taşınmazlarda iptaline karar verilen payın belirlenmesi, belirlenen bu payın davacı adına tescili ile kalanın davalı adına ipkasına karar verilmesi gerekirken infaza elverişli olmayacak şekilde taşınmazlarda davalı adına kayıtlı olan metrekare miktarları belirtilerek bu metrekareye tekabül eden hissenin 1/2’sinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline şeklinde infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.