YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/829
KARAR NO : 2018/11433
KARAR TARİHİ : 28.11.2018
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki araç hasarı davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 20.07.2012 tarihinde …’ya ait kendi sevk ve idaresindeki aracın davacıya ait kendi sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin Alman trafiğine kayıtlı olan aracının rayiç değerinin Arabuluculuk Mühendislik Bürosu Motorlu Taşıt bilirkişileri tarafından tanzim edilen 13.11.2012 tarihli raporla KDV dahil 4.900,00.-Euro olarak belirlendiğini, davacının rapor tanzimi için 98,77 Euro ödemede bulunduğunu, hasar bedelinin haksız fiil tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru olan 2.2196.-TL üzerinden 10.876,04.-TL olduğunu ileri sürerek, 10.876,04 TL maddi tazminatın davalıdan temerrüde düştüğü tarih olan 11/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya ilişkin … plakalı araca ilişkin olarak davalı şirkete başvuru yapılmaksızın önce 27/07/2012 tarihinde aracın gümrüğe terk edildiğini, sonrasında 13/11/2012 tarihinde bilirkişi raporu aldırıldığını, 29/11/2012 tarihinde ise davalı şirkete başvuru yapıldığını, yasal süreler içinde davalı şirkete başvuru yapılarak hasar dosyası açtırılmadığını ve araç incelemesi yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne 1.225,00.-Euro’nun 11/12/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre faizi ile ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranı ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili yargılamadan önce araç hasarı ile ilgili olarak Almanya’da tespit yaptırıldığını belirterek tespit dosyasında ödenen bilirkişi ücretinin yargılama masrafları içinde talep etmiştir. Davacı tarafça yaptırılan tespit masrafları yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden hükmün bu yönden düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendine “Davacı tarafından dava açılmadan önce Alman Mahkemelerince yaptırılan 219,22 TL’nin yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 54,75 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.