Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/3661 E. 2019/1373 K. 20.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3661
KARAR NO : 2019/1373
KARAR TARİHİ : 20.02.2019

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen …/…/2016 tarih ve 2013/170 E. – 2016/327 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 02/06/2017 tarih ve 2017/566-2017/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin üresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2010/71952 sayılı “WORLD TRAVEL CHANNEL” ibareli 35, 38, 41 ve 42. sınıf hizmetleri kapsayan marka tescil başvurusuna davalı şirket tarafından önceye dayalı kullanım sahipliği gerekçesiyle itiraz edildiğini, Markalar Dairesince itirazın reddine karar verildiğini, bu arada davalı tarafça dava dışı şirkete ait 2003/38026 sayılı “travel channel” ibareli 38. sınıfta tescilli marka devralınarak yaptığı itirazın … tarafından davalının devraldığı marka mesnet alınarak “travel channel” ibareli önceye dayalı kullanımları ve markanın tanınmış olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiğini, davalının başvuru tarihinde itiraza konu markanın sahibi olmadığını, kötüniyetle markayı devraldığını, ayrıca müvekkilinin 2004 yılından itibaren “WORLD TRAVEL CHANNEL” markasının sahibi olduğunu, müvekkili RTÜK’ten izin ve lisans alarak “WORLD TRAVEL CHANNEL” kanalını kurduğunu, 2009 yılında yayına başladığını, davalı şirketin RTÜK’ten alınmış bir lisansı ve önceye dayalı kullanımı bulunmadığını, markalar arasında gerek görsel açıdan gerekse kullanım amacı itibariyle benzerlik olmadığını, ileri sürerek 2013-M-1716 sayılı … kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin dünya çapında yayın yapan bir medya platformu olduğunu, “travel channel” markasının hem Türkiye’de hem Dünya’da yoğun ve yaygın biçimde kullanıldığını ve bu kullanım sonucu tanınmış marka haline geldiğini, “travel channel” markasının tek ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, … kararının verildiği tarihte müvekkillinin davacı başvurusundan eski tarihli bir markası bulunduğunu, … kararında da müvekkili markasının ilgili sektördeki bilinirliğinin ve müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin dikkate alındığını, öte yandan müvekkili şirketin 2008 tarihinde Türkiye’de Cine+Digital platformu üzerinden yayın yaptığını, daha sonra ise 31.08.2012 tarihinden itibaren ise D-Smart 58. Kanalından HD yayın yapmaya başladığını, ayrıca müvekkilinin www.youtube.com internet sitesi üzerinden de travel channel kanalı bulunduğunu, Türkiye’de ilk kez kullananın ve markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu sebeple de davalının WORLD TRAVEL CHANNEL markasının tescil edilip kullanılması halinde markanın müvekkili ile bağlantılı olduğu izlenimi oluşacağını, bu nedenle kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı adına tescilli 2003/38026 sayılı “travel channel şekil” ibareli markanın 38. Sınıf ”telekomünikasyon” hizmetini kapsadığı, davacı başvurusunun “WORLD TRAVEL CHANNEL” ibaresinden oluştuğu, 38. sınıftaki hizmetler bakımından “CHANNEL” ibaresi tanımlayıcı unsur olduğu, “WORLD” ibaresinin ise “TRAVEL” ibaresine yönelik vurguyu arttıran ve ayırt ediciliği olmayan tali unsur konumunda olduğu, bu bakımdan 38. Sınıf için “TRAVEL”, diğer sınıflar için de “TRAVEL CHANNEL” ibaresinin asıl unsur olduğu, 38. sınıf bakımından markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olması dolayısıyla aralarında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik ve ilişki bulunduğu, davalı markasının davacının başvuru tarihi itibariyle sektör bileşenleri ve hizmet tüketicileri tarafından bilinen bir marka olduğu, bu nedenle Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında tanınmış marka olduğu, 35, 41, 42 ve 43. Sınıflaraki hizmetlerin davalı markası kapsamında yer almadığı, fakat davalının “travel channel” adlı kanalında kesintisiz seyehat programları yayınlandığı, farklı ülke ve kültürlerin tanıtıldığı, izleyicilere bir ülkenin eğitiminden, kültürüne, sporundan eğlencesin varana kadar pek çok farklı özelliklerinin anlatıldığı, yapılan yayının mahiyeti itibariyle “travel channel” ibaresi, faklı mal ve hizmetlerin tanıtımında kullanılan bir araç durumunda olduğu, bu bakımdan da; davalının “travel channel” markasını, davalının “WORLD TRAVEL CHANNEL” markası içinde; 35, 41, 42 ve 43. Sınıflardaki hizmetler gören tüketicilerin davalı markasından edindikleri imajı davacı markasına aktarmalarının mümkün olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/4 koşullarının oluştuğu, ayrıca davalının “travel channel” ibareli tescilsiz markasından kaynaklı önceki kullanıma dayalı sınai bir hakkı olduğu ve bu hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/… maddesi uyarınca 2010/71952 sayılı markanın tescilini engelleme yetkisi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2010/71952 sayılı “WORLD TRAVEL CHANNEL” ibareli marka başvurusunun kapsamının 35, 41, 38. 42, 43 olduğu, redde mesnet alınan 2003/38026 sayılı “travel channel şekil” ibareli markanın 38. sınıf ”telekomünikasyon” hizmetini kapsayacak şekilde davalı adına 04/…/2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere on yıl müddetle tescil edildiği, markaların görsel, işitsel ve kavramsal ./..
açıdan benzer olması dolayısıyla aralarında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu, “travel channel” ibaresinin 35, 38, 41, 42 ve 43. Sınıflardaki çekişme konusu hizmetler bakımından kolaylıkla seçilen ve zihinde yer eden bir kelime olduğu, davacının başvuru tarihi itibariyle, markanın sektör bileşenleri ve hizmet tüketicileri tarafından bilinen bir marka olduğu, davalı markasının, Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında tanınmış marka olduğu, internet üzerinden yapılan yayınların da 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinde yer alan kullanım olarak kabul edileceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye …,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/02/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.