Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/14518 E. 2013/19398 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14518
KARAR NO : 2013/19398
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya olan borcuna karşılık vade kısmı boş 26.03.2006 tanzim tarihli 11.666 TL bedelli senedi imzalayıp davalıya verdiğini, ancak davalının senede 26.03.2007 vade tarihini yazarak senet bedeli dışında haksız olarak 8.184,11 TL faiz tahsil etmek için icra takibi yaptığını ileri sürerek icra takibinde talep edilen faiz alacağından dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vade tarihinin sonradan veya taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini kaldı ki ihtiyari olan bu unsurun senedin tedavüle çıkarılmadan evvel tamamlanabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda; senedin vade tarihinin sonradan atıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasında talep edilen 8.184,11 TL faiz alacağından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu miktar yönünden takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nun 592. maddesi uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Davacı, dava konusu senedin ödeme günü boş olarak verildiğini, ancak sonradan senede ödeme günü olarak 26.03.2007 tarihi yazılarak haksız şekilde faiz talep edildiğini iddia etmiş ise de boş bırakılan vade tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı delille kanıtlaması gerekirken dosyaya bu konuda yazılı delil sunmadığı görülmüştür. Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığınapeşin harcın istek halinde iadesine, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.