YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1762
KARAR NO : 2013/2330
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ünye …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/09/2010 tarih ve 2006/317-2010/661 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen …/02/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan işyerinin bakım ve onarımını üstlenen davalının hizmetlilerinin yaptığı çalışma sırasında meydana gelen yangın sonrasında sigorta tazminatının ödendiğini, davalının kusurlu olduğunu, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 75.743.00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari/reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kusurunun olmadığını, çalışma sırasında tüm tedbirlerin alındığını, sigorta ettirenin yetkililerince iş emrinin müvekkiline değil, doğrudan işçilerine verildiğini, zarar tutarının da iddia edildiği tutarda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacının sigortalısına ait fabrikanın bakım ve onarım işlerini üstlendiği, bu edimin ifası sırasında yangın çıktığı, dava dışı sigorta ettirenin gerekli iş güvenliğini almaması nedeniyle %60 oranında kusurlu bulunduğu, gerçek zararın belirlendiği, zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 74.434.00 TL’nin 02.07.2004 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın halefiyet ilkesi uyarınca açılmış olmasına, davacının selefi ile davalı arasında sigortalı işyerinin bakım ve onarımına ilişkin eser sözleşmesi bulunmasına, bu sözleşme uyarınca davacı isteminin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına, ıslah edilen tutar dahil olmak üzere anılan süre dolmadan davacının talepte bulunduğunun anlaşılmasına, somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı …’nun …/… nci maddesi
uyarınca taraflardan yalnız biri için ticari iş mahiyetinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm olmadığı takdirde diğeri için de ticari iş sayılmasının gerekmesine, 3095 sayılı Kanun uyarınca ticari işlerde uygulanması mümkün bulunan avans oranından daha düşük olan reeskont oranı üzerinden temerrüt faizine hükmedilmesinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
…-Dava, işyeri sigorta poliçesi uyarınca sigorta ettirene ödenen tazminatın rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde sigortalı işyerinin bakım ve onarım işlerinin davalı tarafından üstlenildiği, buna dair davacının selefi ile davalı arasında yazılı sözleşme akdedildiği, davalı işçilerinin oksijen tüpü ile yaptığı çalışma sırasında yangın meydana gelerek hasarın oluştuğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, esas itibariyle meydana gelen zararın tutarı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece ikinci bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bu rapor denetime elverişli olmadığı gibi davalının esaslı itirazlarını da karşılar nitelikte değildir. Ayrıca, birinci bilirkişi raporu ile de kısmen çelişkiler içermektedir. Anılan bu raporu düzenleyen bilirkişiler esas itibariyle ekspertiz raporunu temel almışlar ise de ek raporda hasarın tür ve niteliği hususunda ayrıntılı görüş bildiremediklerini, kısmen değerlendirme yapma imkanı bulduklarını ifade etmişlerdir. Eksper raporunda davacının selefinin zararının 189.359. TL olduğu açıklanmıştır. Sigorta ettirenin kendi yetkilileri ise zarar tutarını daha fazla tespit etmişler, davacı da sigorta ettirene toplam 234.000 TL ödemiştir. Mahkemece ilk yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen raporda eksper raporundan farklı olarak hasarlanan unsurlarla ilgili bir takım tespitler yapıldıktan sonra, talep edilen ve ödenen tutarın müspet zararı göstermediği belirtilmiş, dinlenen tanıkların bir kısmı da hasar boyutuyla ilgili açıklamalarda bulunmuştur.
Halefiyet uyarınca açılan işbu davada davacı … ettirene ödediğini değil, ancak davalının sorumlu olduğu gerçek zarar tutarı kadar rucu edebilecektir. O halde, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında, ikinci raporun da denetime elverişli olmadığı, davalı vekilinin zarar boyutunun tespitine yönelik esaslı itirazları ve ilk rapor ile meydana gelen çelişki de dikkate alınıp, yeniden uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, önceki raporlar ile ekspertiz raporunu tartışan, tanık beyanları dahil tüm kanıtları değerlendiren denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.