YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10113
KARAR NO : 2013/17193
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı bu konuda esas hakkında karar oluşturulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin ambalaj sanayi ve nakliye işi ile uğraştığını, 30.04.2010 günü davalıdan … marka tır çekici satın aldığını, aracı taşıyıcı tır üzerinde …’a götürüp bakım ve onarımını yaptırdığını, bilahare …’e iş alanları olan gümrük sahasına götürdüğünü, araç daha trafiğe çıkmadan üzerinde 82.000,00 TL tutarında … Belediye Başkanlığınca haciz konulduğunun öğrenildiğini, derhal mektupla araç üzerindeki haczin kaldırılarak hukuki ayıbın giderilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde satış bedeli ile masrafların iadesinin davalıdan talep edildiğini, yapılan masraf ile aracın çalışmadığı sürede başka araç kiralanmak suretiyle ödenilen miktar toplamının 110,390,00 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik araç bedelinden 20.000,00 TL, kardan yoksun kalma ve kiralık araç için yapılan ödeme nedeniyle 17.750,00 TL, bakım onarım masrafları nedeniyle 6.640,00 TL olmak üzere toplam 44.390,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile müvekkili şirket arasında noterde araç satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 4. ve 6. maddelerinde “…alıcı bu aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek … teslim aldığını beyan ve kabul eder.”, “taraflar araç üzerinde satışı engelleyecek bir kaydın bulunmadığını, çalıntı olmadığını…kabul ve taahhüt ederler.” şeklinde hükümlerin yer aldığını, davacının TTK’nın 20/2 maddesi gereğince özen yükümünü yerine getirmediğini, aracın ayıplı olduğuna ilişkin yasal sürede ihbar ve itirazda bulunmadığını, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından konulan haczin kaldırıldığını, satış bedeli olan 86.000,00 TL’nin davacıya ödenerek aracın geri alındığını belirterek davanın reddini savunmuş, bilahare 10/01/2012 havale tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile, davacının noterde yapılan araç satış sözleşmesinin feshi ile araç satış bedelini aldığını, her hangi bir hak ve alacağının kalmadığını belirterek müvekkili davacıyı ibra ettiğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; araç bedelinin iade edilmesi nedeniyle açılan dava konusuz kalmış olduğundan bu konuda esas hakkında karar oluşturulmasına yer olmadığına, davacı araç satış sözleşmesinin feshi sözleşmesinde satış bedeli dışındaki taleplerinden vazgeçmediği ve davalıyı ibra etmediği kabul edilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle, aracın çalışmaması nedeniyle başka araç kiralama masrafı 17.750,00 TL ile davacının belgelerine göre yapmış olduğu diğer masraflar toplamı 2.270,01 TL olmak üzere 20.020,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan “araç satış sözleşmesi feshi” başlıklı belgede davacının bu fesihten dolayı davalıdan hiçbir hak ve alacağının kalmadığını ve davalıyı ibra ettiğini açıkça bildirdiği görülmektedir. Bu belge karşısında artık davacının davalıdan masraflar da dahil hiçbir hak talep edemeyeceği gözetilmeden ibranamenin yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.