YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19168
KARAR NO : 2019/1581
KARAR TARİHİ : 22.01.2019
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde temizlik işçisi olarak 17/11/2005-26/02/2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir sebep bulunmadan feshedildiğini, tazminat alacaklarının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, davacının çalıştığı şirketler ile müvekkili arasındaki hukuki ilişkinin istisna sözleşmesi niteliğini taşıdığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, alacak taleplerinin haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin 26/02/2010 tarihinde sona erdiği iddia edilmiş ise de, davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden ikinci dönem çalışmasının 31/12/2010 tarihinde sona erdiği, dava dilekçesinde iddia edilen 26/02/2010 itibariyle iş sözleşmesi ilişkisinin devam ettiğinden bu tarih itibariyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinden, davacının 19/11/2005-30/04/2009, 05/05/2009-31/12/2009, 06/01/2010-29/01/2010, 01/02/2010-31/12/2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının alt işveren şirketler tarafından kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır. 31/12/2010 tarihinden sonra ise bir çalışma bulunmamaktadır.
Eldeki dava, 25/02/2015 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesinde, iş sözleşmesinin 26/02/2010 tarihinde sona erdiği belirtilmiş ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, davacının 26/02/2010 tarihinde çalışmaya devam ettiği, en son çıkış bildiriminin 31/12/2010 tarihli olduğu sabittir.
Mahkemece, davacının ikinci dönem çalışmasının 31/12/2010 tarihinde sona erdiği, dava dilekçesinde iddia edilen 26/02/2010 itibariyle iş sözleşmesi ilişkisinin devam ettiğinden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; dava 25/02/2015 tarihinde açılmış olup, dava tarihinden önce iş sözleşmesi sona ermiştir.
Dava tarihinden çok önceki bir tarihte iş sözleşmesinin sona erdiği hususuna dikkat edilmeyerek, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Yapılacak iş, davacı işçinin dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığının dosya kapsamındaki deliller dikkate alınarak belirlenmesi, hak kazandığının tespit edilmesi halinde ise hesaplamalarda esas alınacak çalışma süresi (bitiş tarihi) noktasında taleple bağlı kalınarak sonuca gidilmesinden ibarettir.
Yukarıda yazılı sebepten kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.