Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/12624 E. 2012/574 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12624
KARAR NO : 2012/574
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … vdl. aleyhine 15/10/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili Avukat … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kasten yaralama eylemine dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan …’ın iş yerinde yapılan hırsızlıkla ilgili olarak darp edildiğini bununla ilgili olarak … 6.Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiğini, yaşanan darp olayı ile ilgili olarak 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tarafına verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece verilen kararın gerekçe kısmının başlarında ‘… 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/596 esas sayılı dosyası getirtilmiş yapılan incelemede … ve …’ın …’ya tehdit suçlarından ayrı ayrı beraatlerine, sanık …’ın Müşteki Bünyamin’e etkili eylem suçu işlediğinden eylemine uyan TCK 86/2,3 gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış…’ şeklinde ifadelere yer verilirken, daha sonraki paragraflarda ‘… 6 Asliye Ceza Mahkemesinin kararı gereği davalılardan …, …, … ve …’nın davacıya karşı eylemlerinin kanıtlanamadığı, davalı …’ın ise davacıya yönelik etkili eylem suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış….’ şeklinde ifadelere yer verilmiş ve bu suretle hem hükmün kendi içinde hem de hükmün gerekçe kısmı ile hüküm kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK’nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kararın gerekçesi ile hüküm sonucunun birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durumda 10/04/1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 karar sayılı İçtihadi Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi mahkemece kısa karar ile bağlı kalınmaksızın ancak gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.