Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/2266 E. 2019/848 K. 27.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2266
KARAR NO : 2019/848
KARAR TARİHİ : 27.02.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, arsa sahibinden kaynaklanan nedenlerle tasfiyenin gecikmesi ve bunun sonucu uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı aşamalarda alınan savunmalarında sözleşme gereği kendisine bırakılan 7 adet bağımsız bölümün, davacı kooperatif tarafından kiraya verilip, kira paralarının kooperatif adına başkan … tarafından tahsil edildiğini, elde edilen bu gelirlerin süre geldiği tarihten itibaren hesaplanmasında kendisinden talep edilen tazminattan daha fazla bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı arsa sahibinin sözleşme gereği kendisine bırakıldığı halde teslim edilmeyip yüklenici kooperatif tarafından kiraya verilerek kira paralarının tahsil edildiği ve bu yönden kendisinin de alacaklı olduğu ile söz konusu gelirlerin davacının talep ettiği tazminat miktarından çok fazla olduğuna dair savunması mahsup itirazı niteliğindedir. İtiraz niteliğinde olduğundan da cevap süresi içerisinde ya da karşı dava şeklinde ileri sürülüp talep edilmesi zorunlu olmayıp, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin uyulan 04.04.2012 gün, 2011/3361 Esas ve 2012/2601 Karar sayılı bozma ilamında da davalıya at olduğu belirlenen 7 adet dairenin kiralarının davacı kooperatif tarafından tahsil edilip edilmediği hususunun araştırılıp gerekçeli raporla belirlenmesi gereğine işaret edilmiştir.
Kat karşılığı yapım sözleşmesine göre davalıya bırakılıp ona ait olduğu belirtilen 7 adet dairenin davacı namına kooperatif başkanı … tarafından kiraya verilip kira bedellerinin onun tarafından tahsil edildiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, davalının daha sonra
kiracılar aleyhine yaptığı icra takip dosyalarında bir kısım kiracı borçluların itiraz ve beyanları, yine bazı dosyalarda davalıya ait dairelerin bir kısmının kooperatif adı belirtilerek, bir kısmının da kooperatif adı belirtilmeksizin kooperatif başkanı tarafından kiraya verilmiş olması ve davacı vekilinin 11.02.2013 havale tarihli beyan dilekçesinin 2. sayfa 7. maddesindeki “Bu şartlar altında kendisine kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği teslim edilemeyen dairelerin kira gelirlerinin kooperatifçe alınmasından daha doğal bir durum düşünülmesi anlaşılamamaktadır” şeklindeki beyanı karşısında sözleşme gereği davalıya bırakılan dairelerin davalı kooperatif tarafından kiraya verilip kira bedellerinin kooperatif adına kooperatif başkanı…’ın banka hesabına yatırıldığı ve tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça da davalının kooperatif üyeliği, 7 adet dairelere yapılan ortak harcamalar, bakım masrafları ve aidat ödemeleri ile ilgili alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de; bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda davalının üyeliğinin peşin bedelli olduğu anlaşıldığı gibi davacı bu iddialarını yasal delillerle kanıtlayamamıştır.
Bu durumda mahkemece hükme esas raporu düzenleyen mali müşavir bilirkişiden kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereği davalı arsa sahibine ait olduğu halde davacı kooperatif tarafından kiraya verilen ve davacı namına kooperatif başkanı … tarafından tahsil edilen kira bedellerinin mahsubunu davalı arsa sahibi istemekte haklı olduğundan ödemek zorunda olduğu tazminattan ve davalının mahsubunu isteyebileceği davacı kooperatif başkanının kooperatif namına tahsil ettiği davalıya ait bağımsız bölümlerin kira bedelinin miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, bulunacak miktarın hesaplanıp hükmedilen 45.450,00 TL’den düşülerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın yazılı miktarda kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 27.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.