YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/30744
KARAR NO : 2013/31224
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile dava dışı … arasında düzenlenen taksitle satış sözleşmesine kefil olduğunu, davalının bonoya dayalı olarak kendisi aleyhine icra takibi başlattığını, takibe dayanak yapılan bonoların her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı ve nama yazılı olarak düzenlenmediği için 4077 sayılı yasanın 6/A maddesi gereğince geçersiz olduğunu ileri sürerek, bonoların geçersizliğinin tespiti ile geçersiz bonoya dayalı icra takibinin iptalini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, … Tüketici Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli nöbetçi … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara
yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda kararın gerekçesinde … Tüketici Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiği halde hüküm kısmında gerekçe ile uyumsuz olarak … Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bu husus, az yukarda açıklanan gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece gerekçeli karar ile hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.