YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19561
KARAR NO : 2013/31477
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirket tarafından inşa edilen iki adet villanın sahibi olduklarını, ikamet ettikleri süre içerisinde alt yapı sorunu nedeniyle evlerini su bastığını, sorunun çözümü için defalarca davalı … yönetimine sözlü ve yazılı başvurduklarını, çözüm bulunmaması üzerine tespit yaptırdıklarını, tespit raporunun ihtarla davalılara bildirildiğini, davalıların çözüm bulmaması nedeniyle kendilerinin tamir ettirdiklerini belirterek; yapılan ve yapılacak işlerin bedeli olarak şimdilik 8.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı …, dava konusu taşınmazların inşaatını diğer davalı şirketin yapması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket, davacıların taşınmazı dava dışı kişilerden satın almaları nedeniyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ve taşınmazın tesliminden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalı … yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin dava konusu taşınmazları inşa eden müteahhit firma olduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin 4822 Sayılı Kanunla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesinde tanımlanan ayıplı mal satışına ilişkin imalatçı -üreticinin sorumluluğu kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar tarafından temyiz olunan kararın (BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.