Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/725 E. 2011/7107 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/725
KARAR NO : 2011/7107
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R –

Uyuşmazlık, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davada imalât bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli ve takibin devamı talep edilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu icra takibi 02.07.2008 gün ve 6832 sıra numaralı irsaliyeli faturaya dayanmaktadır. Davalı yanca faturada adı geçen işler hakkında taraflar arasında herhangi bir anlaşma yapılmadığı, herhangi bir teslimatın da yapılmadığı savunularak davanın reddi istenmiştir. Mahkemece, takip konusu faturada geçen imalât kalemleri yönünden taraflar arasında akdî ilişki olduğu kanıtlanmadığı için davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/II. maddesi uyarınca davanın görüldüğü mahkemeye göre, kendisini yargılama sırasında vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. bendinin ikinci satırında yer alan “3.192,00 TL nispi” rakam ve kelimelerinin hükümden çıkartılarak, yerine “1.000,00 TL maktu” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.12.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında tarihsiz on maddeden ibaret reklam faaliyetlerini kapsayan bir sözleşme düzenlendiğini bu sözleşme uyarınca hizmetin verildiğini ancak bedelinin ödenmediğini 02.07.2008 tarih 681257 sayılı 27.081,00 TL bedelli faturaya dayanılarak yapılan icra takibine itiraz edildiğini takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptâli, takibin devamı isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili savunmasında yanlar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını ancak taraflar arasındaki hukuki ilişkinin davacı firma tarafından yapılan işlerin gerçekleştirilen tasarımların veya yerine getirilen hizmetlerin bedellerinin ödenmesi şeklinde gerçekleştiğini, ilişkinin parça başı hizmet ve iş alımı çerçevesinde vukuu bulduğunu takibe konu edilen faturaya konu hizmetin verilmediğini söz konusu faturanın iade edildiğini, noter kanalı ile itirazda bulunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları değerlendirildiğinde her iki yanın da akdî ilişkinin varlığını kabul ettikleri tartışmasız anlaşılmaktadır.
Somut olaya ilişkin temel uyuşmazlık icra takibine konu edilen faturadaki ürünlerin teslim edilip edilmediği bu konudaki hizmetin verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Yerel mahkemece takip dayanağı fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş davalı yararına da dava değeri gözetilerek 3.192,00 TL nisbi vekâlet ücreti tayin edilmiştir.
Dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde yargılama sürecinde yanların göstermiş oldukları kanıtlar toplanmış elde edilen tüm maddi olgular nazara alınmış işin esası incelenmiş davacının isteminin yerinde olmadığı kanatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve davasını vekille takip eden davalı yararına nisbi vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Bu durumda davalı yararına nisbi vekâlet ücreti tayin edilmesi usul yasaya ve yönteme uygundur.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 inci maddesi uyarınca maktu vekâlet ücreti tayin edilebilmesi için görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddine, davanın nakli ve açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Somut olayın bu kapsamda nitelendirilmesi dosya içeriğine olayın özelliğine usul yasaya ve yönteme uygun düşmemektedir.
Tüm bu nedenlerle akdî ilişkinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi halinde davasını vekille takip eden davalı yararına maktu vekâlet ücreti verilmesi yönündeki yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.