YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3099
KARAR NO : 2019/244
KARAR TARİHİ : 14.01.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/03/2017 tarih ve 2017/34-2017/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … isimli İngiliz bandralı motor yatın … nolu sigorta poliçesi uyarınca davacı tarafından sigortalandığını, tekne sahibi ile davalı … Şirketi arasında akdedilen marina ve yat çekek yeri kullanım sözleşmesi uyarınca sigortalı teknenin davalı şirket tarafından işletilmekte olan … isimli yat limanında kara parkına bağlandığını, teknenin bakım ve tamiri yapılmak üzere davalı şirkete ait çekek yerine teslim edildiğini, davalı …’in davalı şirketin taşeronu olduğunu ve işleri davalı şirket adına yaptığını, teknenin bakım ve tamirinin yapıldığı esnada 12.04.2010 tarihinde meydana gelen yangında pert total olacak şekilde teknenin hasarlandığını, bu hasar bedeli için ileride netleşecek hasar bedeline mahsuben … Ticaret Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli geçici ödeme kararı uyarınca sigortalıya 900.000 EURO’yu 01.03.2013 tarihinde ödediklerini bunun kısmi bir ödeme olduğunu, davalıların bu zarardan birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek 900.000 EURO tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar zamanaşımı, yetkisizlik, davacıdan yabancılık teminatı alınması gerektiği ve esasa ilişkin sebepler ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, … 4.Asliye Hukuk Mahkemesince dosyanın re’sen, davacı veya davalılar talebi olmaksızın 1.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının mahkemelerince taraflara tebliğ edildiği, HMK’nın 20.maddesindeki tebliğ, kesinleştirme işlemi ve gönderme hususlarına uyulmamış ise de gerekçeli görevsizlik kararının taraflara tebliğ edildiği ve temyiz sürelerinin geçmiş olduğu gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/01/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Görevsizlik ve yetkisizlik kararı üzerine 1086 sayılı HUMK’nın 193. maddesinde kim tarafından ve hangi mahkemeye başvurulacağı belirsiz iken 6100 sayılı HMK bu belirsizliğe son vermiş 20. maddede taraflardan herhangi birinin kararı veren mahkemeye başvuracağı hususu özellikle vurgulanmıştır.
Buna göre (HMK 20. maddeye göre), görevsizlik kararı üzerine taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde “kararı veren mahkemeye başvurması” durumunda dosya görevli mahkemeye gönderilir. Aksi taktirde “bu mahkeme yani kararı veren mahkeme” tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Somut olayda kararı veren mahkeme tarafından karar taraflara tebliğ edilmediği gibi dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hususunda kararı veren mahkemeye taraflarca herhangi bir başvuru da söz konusu değildir. 2709 sayılı Anayasa’nın 37. maddesi Tabii Hakim ilkesini düzenlemektedir. Bu ilke; bir uyuşmazlık hakkında karar verecek olan hakimin o uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olmasını öngören bir ilkedir. Bu ilke de dikkate alınarak, dosyanın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tebliğe ve başvuruya ilişkin gerekli prosedür tamamlandıktan sonra gönderilmesi gerektiği notu ile HMK 20. maddesi gereğince görevli olan 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne iade edilmesi gerekirken kendisinin görevli olmadığı halde taraflara tebligat yapıp akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi doğru olmamıştır. Bu yönde bozma kararı verilmesi gerekirken onama kararı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.