YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10155
KARAR NO : 2013/17118
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 14.01.2010 tarih 961/15 sayılı karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2011 tarih, 2010/10457 Esas, 2011/5178 Karar sayılı kararı ile “Davacı vekili icra takibine ve davaya konu edilen çekteki ciro imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Dosyaya sunulan çek fotokopisi üzerinde inceleme yapan bilirkişi … tarafından düzenlenen 21.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda imza incelemelerinin asıl belge (ıslak imza) üzerinden yapılmasının esas olduğu, fotokopisi üzerinden yapılan incelemelerde asli kaligrafik özelliklerinin tam olarak belirlenmesinin her zaman mümkün olmadığı yolunda görüş bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu çek aslı ibraz ettirilerek asıl belge üzerinde imza incelemesi yaptırılmak suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra taraf vekillerinden çek aslı sorulmuş, taraf vekillerinin 08.09.2011 tarihli beyanları üzerine çek aslı … 9.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/29 Esas sayılı ve … 27.İcra Müdürlüğü’nün 2004/9645 sayılı dosyalarına müzekkereler yazılmış, gelen cevabi yazılardan çek aslının anılan icra müdürlüğünün ve ceza mahkemesi dosyalarında bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine mahkemece 17.11.2011 tarihli celsede taraf vekillerince çek aslının hangi mahkemede olabileceği konusunda süre verilmiş, taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda yazılan yazılar üzerine verilen cevaplarda çek aslının … 9.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/29 Esas sayılı, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2004/72592 sor.nolu ve … 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/341 Esas sayılı dosyalarında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede tüm bu aşamalardan sonra takip ve dava konusu çek aslı dosyaya ibraz edilmemiştir. Mahkemece çek aslı görülmeden ve bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmadan “Ağır Ceza Mahkemesinde davalının beraat ettiği, dava konusu ve takibin dayanağı olan çekin geçerli bir çek olduğu, cirolarında herhangi bir kesinti olmadığı, şirket yetkililerince imzalanarak kaşelendiği”gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takip ve dava konusu çekteki imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır. Bu davada çekteki imzaların davacıya ait olduğunun ispat külfeti davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı somut olayda çek aslını ibraz etmek zorundadır. Şayet çek aslı herhangi bir merciye ibraz edilip orada kaybolmuş ise, bu durumda davalının ispat etmesi gerekir ve kaybeden ilgili hakkında talep ve dava hakkı her zaman saklıdır.
Somut olayda … 27.İcra Müdürlüğü’nün 2004/9645 sayılı dosyası içerisinde bulunan takip talepnamesinde çek aslının ibraz edilmediği, 13.09.2004 tarihli kaşe ile yazılmış ve icra müdür yardımcısı tarafından imzalanmıştır. … 9.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada ise çek fotokopisi üzerinde inceleme yaptırılmıştır.
Bu durumda yukarıda yazıldığı üzere çek aslının ibrazı ile bu çekteki keşideci imzasının davacıya ait olduğunu davalı yan kanıtlayamamıştır. Açıklanan bu yön gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.