YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4304
KARAR NO : 2019/753
KARAR TARİHİ : 25.02.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı … Petrol Sigorta Aracılık Tur. Tic. ve San. vekili Avukat … geldi. İhbar olunan vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne dair kurulan hüküm, davalı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı müteahhit arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme yapıldığını, ek sözleşmeye göre inşaatın bitirilmesi gereken tarihin 18.12.2016 olduğunu ancak henüz iskân ruhsatının alınmadığını, sözleşmeye göre 5 dükkan ve 15 büronun müvekkillerine teslim edileceğinin kararlaştırılmasına rağmen ruhsatta büroların mesken olarak gösterilmesi nedeniyle iskân alınamadığını, müvekkillerinin satış yapamadıklarını, nüfus müdürlüğünden yerleşim yeri kaydı yapamadıklarını, sözleşmeye göre gecikme halinde her bir bağımsız bölüm için rayiç kira bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu nedenlerle gecikme nedeniyle şimdilik 17.400,00 TL kira ve 12.600,00 TL’de diğer maddi zararlarının tazminini talep etmiştir, ıslah dilekçesiyle istemini 364.584,00 TL’ye çıkartmış, davalı vekili ise bağımsız bölümlerin davacı arsa sahiplerine vekâleten hareket eden davacılardan …’a 27.01.2007 tarihli teslim belgesi ile teslim edildiğini, davacıların herhangi bir zararının oluşmadığını, ruhsatta mesken olarak gözükmesinin ise tapudaki memurun hatasından kaynaklandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, ıslah dilekçesi gözetilerek davanın 364,584,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın
şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bozmadan sonra davacı vekili beyan dilekçesinde bağımsız bölümlerin geç teslimi nedeniyle kira tazminatı talebinde bulunmuştur. Esasında mahkemece de kira tazminatına hükmedildiğinden ve karar davacı tarafından da temyiz edilmediğinden uyuşmazlık da bu çerçevede yani kira tazminatı verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece tüm bağımsız bölümler üzerinden kira tazminatına hükmedilmiş ise de tapu kayıtlarından bir kısım bağımsız bölümlerin davadan önce satılmış olduğu, bazı bölümlerde de abonelik tesis edildiği anlaşılmaktadır. Esasında rapor bu konuda denetlenememektedir. Öncelikle bu hususta gerekli araştırma yapılmalı, bağımsız bölümlerin akit tabloları getirtilmeli, ayrıca ilgili kamu kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacıya düşen dairelerle ilgili abonelik tesisi belirlenmeli, fiili teslim olgusu araştırılmalı, abonelik tesisi var ise bu tarih de dikkate alınmalı, satılan daireler var ise gözetilmeli ve satış tarihini geçmemek üzere kira tazminatı konusunda ek rapor alınmalıdır. Ayrıca; 06.05.2016 tarih, 2015/1 Esas, 2015/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre halen yürürlükte olan, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih, 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın değiştirilmesine gerek bulunmadığına karar verildiğinden, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gözetilmeli ve ıslah yapılmamış gibi karar verilmelidir. Bu durumda dava açılırken harca esas değer 30.000,00 TL olmasına rağmen bozmadan sonra yapılan ıslah dikkate alınarak davanın ıslah edilen miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 25.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.