Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8631 E. 2015/21596 K. 26.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8631
KARAR NO : 2015/21596
KARAR TARİHİ : 26.02.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
…Ltd. ticari ünvanlı şirketi temsile yetkili müdürü olan ve “pamuk alım-satımı işi” ile iştigal eden sanık …’nın, kendisine gelen sanık … (ile oğlu …) ve şikayetçi (katılan) …’e, hasat vaktinde belli miktar pamuk teslimi vaatlerini kabul edip avans mahiyetinde paralar vermesi buna karşılık senetler alması, bu çerçevede borçlusu (sanık …’nin oğlu) Muhittin alacaklısı kendisi (sanık …) kefili ise katılan … görünen 10/07/2007 tanzim, 10/10/2007 vade tarihli 10,800 TL bedelli 01/06/2009 tarihli ekspertiz raporuna göre kefil-…’e atfen atılı imzası sahte olan (sanık …’ye ait bulunan) sahte bonoyu, (sanık …’nin bilgisi dahilinde) 20/11/2007 tarihinde Besni İcra Dairesi’nin 2007/662 E sayılı dosyasında takibe koyması eylemlerinin sanık … yönünden “resmi belgede sahtecilik”, sanık … yönünden ise “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)”Resmi belgede sahtecilik” suçundan sanık … hakkında verilen “beraat” hükmüne yönelen mağdur-… adına vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
16/09/2009 tarihli duruşmada sanık … hakkında “şikayetçi olmadığını” beyan eden ve bu nedenle adı geçen sanık açısından mahkemece de “katılan” sıfatı verilmeyen mağdur … adına vekilinin 04/03/2011 ve 23/03/2011 havale tarihli süre tutum-temyiz dilekçeleriyle vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince “sıfat yokluğundan” REDDİNE,
II)”Nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” suçlarından sanık … hakkında verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan … adına vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık … hakkındaki “beraat” hükümlerinin ONANMASINA, 26/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.