Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/4155 E. 2013/5619 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4155
KARAR NO : 2013/5619
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ : … 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2010/147-2010/447 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/03/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket müdürü ve ortağı olan davalının şirketin fesih ve tasfiyesi için açtığı dava sırasında şirket hesaplarına tedbir konulduğunu ve şirket yönetiminin kayyıma devredildiğini, bu yüzden şirketin maddi ve manevi kayıplarının oluştuğunu ileri sürerek, (100.000) TL. maddi (500.000) TL. manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket yönetimi kayyıma devredildiğinden şirketin tek başına dava açma yetkisinin bulunmadığını, şirkette % 30 oranında paya sahip müvekkilinin haklı nedenlere dayalı olarak şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açmasında şirketi zarara uğratmak gibi bir kastının olmadığını, kanundan doğan haklarını elde etmek için hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, iki ortaklı limited şirketlerde, TTK. hükümleri doğrultusunda ortaklıktan çıkarma söz konusu olamayacağına göre, davalının ortağı olduğu şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açmasında yasalara aykırı bir yönün bulunmadığı, başka bir deyimle davalının, amacına ulaşabilmek için yasal haklarını kullanmak zorunda kaldığı, şirket hesaplarına bir müddet tedbir konulmasının ve şirkete kayyım atanmasının, tamamen yasaları uygulamakla görevli mahkemenin takdirine kalmış bir konu olduğu, tedbir talepli dava açılmasında haksız yere ihtiyati tedbir kararı alındığı sonucuna varılamayacağı gibi şirketin kayyım tarafından yönetilmesine karar verilmiş olmasının da takibi gerekli yasal yollardan birisi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.