YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12699
KARAR NO : 2013/15192
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Lpg otogaz dağıtımı yapan bu şekilde bayilik sistemi ile çalışan firma olduğunu, müvekkili ile davalılar arasındaki bayiilik ilişkisinin bulunduğunu, davalı şirketlere muhtelif tarihlerde Lpg sevki ve satışının yapıldığını, müvekkilinden cari hesaptan doğan alacağının ödenmediğini, bayiilik sözleşmesinin feshedildiğini, bakiye borcun tasfiye edilmesi gerektiği halde davalıların ödeme yapmadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, bayiilik sözleşmesinin müvekkili davalı … Petrol Turizm Ltd. Şti ile yapıldığını, dolayısıyla müvekkili diğer davalı … Petrol Ltd Şti’nin davada sıfatının bulunmadığını, davacının alacağını kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketle her iki davalı şirket arasında gaz satışına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, davalıların ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı şirketin davalılardan ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle toplam 354.500,00 TL cari alacak bakiyesinin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir
Dava, ticari alım satımdan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı şirket tarafından davalılara akaryakıt ve Lpg satışı nedeniyle cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili istenmiştir. Davalılar, mal teslimini inkar ettiğinden, davacının mal satıp teslim ettiği yönündeki iddiasını HUMK’nun 288. (HMK 200 md.) maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekir. Mahkemece, davacının ticari defter ve kayıtları esas alınarak davacının alacaklı olduğu kabul edilmiş ise de davacı ticari defterlerindeki kayıtların dayanak belgelerini göstermek suretiyle alacağını ispat etmekle yükümlüdür. Hal böyleyken mahkemece bu yönler gözetilmeden davacı defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu düzenlenen yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.