YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2872
KARAR NO : 2013/3722
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….2010 tarih ve 2009/842-2010/441 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ….02.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların sahibi ve yetkilisi oldukları MC Mutlu Sigorta ve Aracılık Hizmetleri-Işık Sigorta … Acenteliğinin… isimli şahıslar tarafından çalıştırıldığını, bu kişilerin iş bırakması nedeniyle davalıların bu iş yerini … … ve Işık sigorta temsilcilikleri ile müşteri portföyünü müvekkillerini devir etmek istediklerini, müvekkili ile davalılar arasında …/…/2007 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme şartlarına uyarak 35.000.000 TL’nı iki dekont halinde Bank Asya A.Ş.’de bulunan hesaba yatırdığını, ancak davalıların kendi adlarına olan şirketi devretmedikleri gibi … … Sigorta A.Ş. ve Işık Sigorta A.Ş. temsilciliklerini de müvekkiline devretmediklerini, müvekkilinin iki sigorta şirketi ile görüştüğünü, bu şirket yetkililerinin davalıların temsilciliği devretme yetkilerinin bulunmadığını ve davalıların sigorta şirketlerini de bu yönde bir taleplerinin bulunmadığını öğrendiğini, davalıların acentelikleri devir yetkisinin olmamasına rağmen, davalıların müvekkiline 35.000.000 TL ödetmeleri üzerine davalılar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek davalıların itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40’tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili …’nin dava ile bir ilgisinin olmadığını, davacının imzalatmış bulunduğu iki adet belgede tarihin olmadığını, çünkü belgede iş yerinin …/…/2007 tarihinde devredileceğinin yazıldığını, halbuki belgenin imzalanma tarihinin 2008 yılının Nisan ayı olduğunu, halen davacının aynı işyerinde çalıştığını, hile ile rıza hilafına alınan bu belgenin bir geçerliliği olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya ve takibe konu taraflar arasında düzenlenen …/…/2007 tarihli işyeri devir sözleşmesinde borçlunun devir eden kısmının altında imzasının bulunduğu, davacının sözleşmedeki imzanın sahte veya tahrif edilmiş olduğu yönünde iddiada bulunmadığı, davalı tarafın iddialarının ve davalı tanıklarının yazılı belge bulunmasına ve davacı tarafın iddiasını çürütecek, aksini ispatlar mahiyette bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2008/2883 Esas sayılı dosyasındaki davalılar-borçluların itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında imzalanmış olan daha önce davalılar tarafından acentelik faaliyetinin yürütüldüğü işyerinin içindeki eşyalar ve müşteri portföyü ile birlikte 35.000 TL karşılığında davacıya devrine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar davacı taraf davalıların devir yetkisi bulunmadığı ve kendisinin ayrıca ilgili şirketlerle yeniden anlaştığı iddiasıyla işbu davayı açmış ise de, davacının dayandığı sözleşme içeriğinden ödemenin tüm eşyalar ve müşteri portföyü karşılığı olduğu ve davalılar adına davalıların borcunun kapatılması için davacı tarafça ödeneceği esasıyla yapılmıştır. Gerçekte de demirbaşlar ve müşteri portföyü devir edilmiş ise de, artık sigorta şirketi ile yeniden anlaştığından bahisle davalıların borcuna karşılık yaptığı ödemenin isteyemeyeceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
…- Ayrıca, davacı takip talebinde 7.000 TL cezai şart da talep etmiştir. Mahkemece cezai şartın hukuki nedeni tartışılmadan bu miktarında davalıdan tahsiline karar verecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (…) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.