Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/4177 E. 2013/3645 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4177
KARAR NO : 2013/3645
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/…/2011 tarih ve 2010/652-2011/753 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların murisi olan …’ün yolcu olarak bulunduğu … …plakalı aracın 06/07/2010 tarihinde …-Bismil karayolunda geçirdiği trafik kazasında vefat ettiğini, kaza yapan aracın ZMM sigorta poliçesinin olmaması nedeniyle olayda davalı kurumun sorumluluğunun doğduğunu, davalıya 29/07/2010 tarihinde başvuruda bulunulmasına rağmen, ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü ileri sürerek; davacı … için 5.000,00 TL, davacı küçüklerin her biri için 1.000,00’er TL olmak üzere toplam 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle, davacı … için 62.686,00 TL, davacı Berfin … için 18.733,00 TL, davacı … … için 11.488,00 TL, davacı Musa … için 8.590,00 TL olmak üzere toplam 101.497,00 TL tazminatın 11/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kazayı yapan araç sürücüsü ile müteveffanın kardeş olduklarını, müteveffanın araçta hatır yolcusu olarak taşındığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kaza yapan araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin vefat ettiği, aracın dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı bulunduğu, aracın ZMM sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle … Yönetmeliği’nin 9. maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacı … için 62.686,00 TL, davacı Berfin … için 18.733,00 TL, davacı … … için 11.488,00 TL, davacı Musa … için 8.590,00 TL olmak üzere toplam 101.497,00 TL tazminatın 11/08/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının 175.000,00 TL teminat limiti dahilinde sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin … ve … nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
…- Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi olmayan araçta bulunan davacıların murisinin meydana gelen kazada vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı vekilince kazada ölen davacıların murisi … (…) Uygun ile araç sürücüsü …’un kardeş oldukları, ölenin araca hatır için bindiği, bu taşıma için ücret ödemediği, bu suretle belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği savunulduğu halde, mahkemece olayda hatır taşıması bulunup bulunmadığı konusunda hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 2918 sayılı KTK’nın 87 nci maddesinin atıf yaptığı genel hükümler anlamında ve maddi tazminat talebi yönüyle BK’nın 43 ncü maddesinde geçen “halin ve mevkiin icabı” çerçevesinde takdiren bir miktar indirim uygulanması gerektiğinin yerleşik Yargıtay içtihatlarında açıklanmış bulunmasına rağmen bu savunmanın araştırılmaması ve bu konuda hiçbir tartışma ve gerekçe ortaya konmaması doğru olmamıştır. Hakim, tazminattan mutlaka indirme yapma zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan, olayın özel şartları gözönüne alınmadan ve tartışılmadan karar tesisi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
…- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin … ve … nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının, kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.