Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/5116 E. 2019/733 K. 21.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5116
KARAR NO : 2019/733
KARAR TARİHİ : 21.02.2019

Mahkemesi :… Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece … yönünden davanın aktif husumet nedeniyle reddine, diğer davacı şirket yönünden ise davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshi ile bedel iadesi ve ayıbın giderilme bedeli 10.000,00 TL ile tespit masrafı olmak üzere 52.760,40 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen hükmün davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davalı yüklenici vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında …’nda bulunan tapunun 72 ada 83 parsel üzerinde kayıtlı bulunan kültür varlığı niteliğindeki taşınmazın (eski evin) restore edilmesi için 23.5.2009 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin toplam bedelinin 203.296,77 TL olup, davalıya toplamda 51.595,00 TL ödeme yapıldığını, işe başlandıktan sonra haricen yapılan gözlemde imalâtın projeye, sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunun anlaşıldığını, tadilat ruhsatının alınmadığının anlaşılması üzerine yüklenicinin sözlü olarak uyarılmasına rağmen imalâtlara devam ettiğini, binanın Anıtlar Kurulu tarafından tescilli bir bina olması ve en ufak bir hatanın dahi telafisinin mümkün olmamasının dikkate alınarak daha büyük zararlara maruz kalmamak için müvekkilinin yükleniciye ruhsat işleri takip etmesi için
verdiği vekâletten azlettiğini, ihtarname ile işin durdurulmasının da bildirildiğini, restorasyon işlemlerinin projeye ve yasal düzenlemelere uygun olmadığını, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/72 D. iş sayılı dosya ile tespit yaptırılıp alınan bilirkişi raporunda yapılan imalâtın projeye aykırı ve işçilik kalitesinin tekniğine uygun olmadığı, malzemenin vasıfsız olup, sağlam ve özgün parçaların söküldükten sonra korumasız bir şekilde tutulduğunu, Belediye tarafından yapı tatil zaptının düzenlendiğini, müvekkili hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlattığını, sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesi, şirketin Rok Mühendisliğine ödediği bedel ile yapılan tespit ve Noter masraflarının ve uğranılan manevi zararın toplama 32.035,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.04.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle 24.995,00 TL olan iş bedelini 26.600,00 TL’ye artırmıştır. Davacı, iş bedelinin kısmen iadesini istemişse de, ıslah dilekçesi ile ödenen bedelin iadesi ve davalı adına Rok mühendisliğe ödenen bedel yanında 5.000,00 TL manevi tazminat, tespit ve noter masrafları olmak üzere toplam 58.635,00 TL istemiştir. Mahkemece verilen hükümde alacak içerisinde 10.000,00 TL ayıbın giderilme bedeli mevcut olup dava ve ıslah dilekçesinde, böyle bir talepte bulunmadığı halde, mahkemece talep dışına çıkılarak ayıp giderim bedeline hükmedilmesi hatalı olduğu gibi, tespit masrafının da müddeabihe dahil edilmesi doğru olmamıştır. Mahkeme kararını sadece davalı istinaf ettiğinden ve temyize de davalı yüklenici şirket vekili başvurduğundan, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca, davacı iş sahibince ödenen 41.595,50 TL bedelin iadesi gerekmekte olup, tespit masrafının da yargılama giderleri içerisinde değerlendirilip hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde dava dilekçesinde talep konusu olmayan ayıp giderim bedeline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarın temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 21.02.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.