Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/6789 E. 2019/796 K. 22.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6789
KARAR NO : 2019/796
KARAR TARİHİ : 22.01.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Katılan … hakkında Gebze Fatih Devlet Hastanesinden alınan 12.01.2015 tarihli raporunda her iki kruris de ateşli silah yaralanması ve saçma taneleri mevcut olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiş ise de Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Adli Tıp Derneği tarafından oluşturulan Türk Ceza Kanununda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından değerlendirilmesi 2013 Tarihli Kılavuzuna göre yumuşak doku seyirli giriş deliği bulunan tüm ateşli silah yaralanmaları (sıyrık tarzında olmayanlar) ile ilgili değerlendirme gözönüne alındığında basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtilmesi karşısında, tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar temin edilip, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, katılanın yaralanmasının niteliği hakkında TCK’nin 86 ve 87. maddelerdeki ölçütlere uygun rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi gereği kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile BOZULMASINA, 22.01.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.