YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1148
KARAR NO : 2013/17339
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan iş makinası satın aldığını, davalı şirket satış temsilcilerinin sözleşme görüşmeleri sırasında iş makinasının saatte 22-24 litre yakıt harcadığını el yazılarıyla belirttiklerini, makinanın kullanılmaya başlandığında 40-45 litre yakıt harcadığını, müvekkilinin aldatıldığını ve zarara uğradığını belirterek şimdilik 2.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını 26.663 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmede müvekkilinin makinenin yakacağı yakıt konusunda bir taahhüdünün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu iş makinasına ilişkin kitapçıklarda yakıt sarfiyatı konusunda bir açıklama bulunmadığı, davalı çalışanı tarafından düzenlendiği kabul edilen belgede makinanın yakıt tüketiminin 22-24 lt/saat olarak yer aldığı bu belge tarihinden 6 ay sonra sözleşme yapılmasının davacının belirtilen özellikleri makul bularak bu sözleşmeyi imzalamış olacağı gerçeğini ortadan kaldıramayacağı, davalının sözleşme görüşmeleri sırasındaki kusurlu davranışından sorumlu tutulması gerektiği, alınan bilirkişi raporu ile fazla yakıt bedelinin 26.663 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 26.663 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında satıma konu iş makinasının teslimi ve bedeli hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı yan sözleşme görüşmeleri sırasında iş makinasının sarfedeceği yakıt yönünden aldatıldığını, teslim edilen iş makinasının kullanılmaya başlandığında daha fazla yakıt yaktığını, bu nedenle zarara uğradığını belirterek zararının tahsili için iş bu davayı açmış, davalı yan ise müvekkilinin iş makinasının sarfedeceği yakıt yönünden davacıya herhangi bir taahhütte bulunmadığını savunmuştur.
Taraflar tacir olup dava konusu satış işleminde haklarında TTK.nun 25. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Anılan hükümde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, ayıbı bu süre içinde satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, diğer hallerde ise Borçlar Kanununun 198. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanacağı, Borçlar Kanununun 207 nci maddesindeki zamanaşımı süresinin tacirler arasındaki ticari satışlarda altı ay olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece anılan hüküm göz ardı edilerek 11.02.2008 tarihli, davalı şirket antetli, elle yazılı, davalı şirketin kaşe ve imzasını içermeyen, yakıt sarfiyatı taahhüdü niteliği de bulunmayan, satış tarihinden yaklaşık 6 ay önceki tarihli belgeye itibar edilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına hükmedilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.