Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/12498 E. 2013/17501 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12498
KARAR NO : 2013/17501
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı tarafça icra takibine konu edilen iki adet bononun müvekkili …’nın oğlu olan …’nın ortağı olduğu şirketin borcu için hacze gelindiğinde var olan haciz baskısıyla protokol imzalanarak verildiğini, ortada bir müzayaka ve zorunluluk hali olduğunu belirterek müvekkillerinin bu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu bonoların davacı tarafın rızası ile haciz sırasında yapılan protokolle verildiğini, protokoldeki amacın dava dışı …’nın borcunun ödenmesi olduğunu, davacılardan …’nın da bonolara aval verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davacı taraf her ne kadar korkutma ve haciz baskısıyla bonoları imzaladığını iddia etmişse de dosyaya sunulan haciz tutanağı ve protokolden bu durumun gerçekleştiğinin anlaşılamadığı, davacıların asıl borçlu olan …’nın yanına katılmak amacıyla söz konusu protokolün ve bonoların imzalandığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının cevap aşamasından sonra talep ettiği tazminat talebinin savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğundan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Somut olayda ihtiyati tedbir sebebiyle davalı alacaklının alacağının geciktirilmesi söz konusu olduğundan ve İİK’nun 72/4.maddesine göre davanın alacaklı lehine neticelenmesi durumunda tazminata hükmedilebilmesi için talep şartı bulunmadığından davalı yararına anılan Kanun hükmü uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminat talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.