Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/260 E. 2019/501 K. 16.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/260
KARAR NO : 2019/501
KARAR TARİHİ : 16.01.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat

1-Sanık hakkında yetkilisi olduğu …. Otomobilcilik San. ve Tic. A.Ş isimli işyerinin ruhsatsız olduğu gerekçesi ile 28.02.2013 tarihinde mühürlenmesine rağmen 17.04.2013 tarihinde mührün bozularak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın işyerinin 1993 yılında alınmış ruhsatının bulunduğunu, İçişleri Bakanlığı tarafından 2011 yılında yayınlanan genelge doğrultusunda kendilerinden yeniden ruhsat istendiğini, oysa işyerinin bu genelge kapsamında bulunmadığını, İdare Mahkemesine dava açtıklarını, yürütmeyi durdurma kararı aldıklarını, ayrıca isyerinde mühürleme işleminin fiilen yapılmadığını savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, mühürleme tutanağında işyeri danışmanı olarak imzası bulunan Selim Dündar ile mühür bozma tutanağında “şahsıma ait özel eşyalarımı içeride unutmuşum, onları almak için açmak zorunda kaldım, mührü koparmanın suç olduğunu bilmiyordum” şeklinde beyanda bulunan ve satış müdürü olarak imzası bulunan …. ile tutanak düzenleyicisi tanıkların dinlenip fiilen mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığının saptanması, İdare Mahkemesine açılan dava dosyaları akıbetleri araştırılıp incelenerek, yürütmeyi durdurma kararı verilip verilmediği, verilmişse hangi tarihte verildiği ve taraflara tebliğ edilip edilmediğinin belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Suçun sübutu halinde; yapılan UYAP sorgulamasında mühür bozma suçundan dolayı sanık hakkında birden çok dava açıldığı cihetle, sanık hakkında devam eden ve sonuçlanmış dava dosyaları getirtilip incelenerek, aynı yer ile ilgili irtibatlı dosyaların mümkünse birleştirilmesi, değilse gerekli belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınmasından sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.