YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8229
KARAR NO : 2019/735
KARAR TARİHİ : 22.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, yetkilisi olduğu şirkete ait ticari defter ve belgeleri yasal süresi içinde ibraz etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın yurt dışında bulunması sebebiyle işyerinin fiilen kendisi tarafından idare edilmeyip vekaletname verdiği kardeşi …. tarafından idare edildiğini savunduğu, tanık olarak dinlenen…. ’ın da bu savunmayı doğruladığı, suça konu ticari defterlerin 2011 yılında yaşanan deprem sırasında enkaz altında kaldığını, bu defterlerin daha önce vergi dairesince incelenmiş olduğunu ve suç işleme kastının bulunmadığını beyan ettiği, mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında…. ve ailesinin depremden sonra enkazdan çıkarıldığına dair tespitte bulunulması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için; sanık tarafından şirketin işlemlerini takip etmesi için kardeşi …. ’a verilmiş bir vekaletname olup olmadığının araştırılması, sanığın suç kastı olup olmadığının tespiti için defterlerin daha önce vergi incelemesi için istenip istenmediği, istenmişse incelemeden sonra kime teslim edildiğinin ilgili vergi dairesine sorulması, defterlerin deprem sırasında enkaz altında kaldığına dair Deprem Hasar Tespit komisyonları tarafından tutulmuş bir tutanak olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi;
2- Kabule göre de; a) Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunda suç tarihinin, sanığa ibraz için verilen 15 günlük sürenin bitimini izleyen tarih olduğu cihetle; sanığa 14.06.2012 tarihinde tebligat yapıldığı ve suç tarihinin 30.06.2012 olduğu gözetilmeden karar başılığında 2007 olarak yazılması
b) Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.