Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/4036 E. 2019/1546 K. 18.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4036
KARAR NO : 2019/1546
KARAR TARİHİ : 18.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 13/07/2015 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile staj ücreti alacağı istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda; davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine dair verilen 13/07/2015 günlü kararın ve temyiz talebinin reddine dair verlen 04/03/2016 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosya kapsamından, davacının temyiz talebinin, mahkemece miktar itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle HMK 432-426/F maddeleri uyarınca 04/03/2016 günlü ek kararla reddedildiği anlaşılmaktadır. Davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak açıldığı anlaşıldığından ek kararın kaldırılmasına karar verilerek asıl kararın temyiz incelemesine geçilmiştir.
Dava, staj ücreti alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, … Kız Teknik ve Meslek Lisesinde çocuk gelişimi ve eğitimi alanında öğrencilik yapıp mezun olduğunu, Bahçelievler Anaokulunda staj yaptığını, ücret ödenmediğini belirterek staj ücreti alacağının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacıya bir ücret ödenmesi gerekiyorsa bu ücretin idari bir tasarrufla gerçekleştirilebileceği, idarenin eylem ve işlemlerinin denetim yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2/b maddesinde “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davasının” idari yargı yerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesine dayanarak özel hukuk hükümleri çerçevesinde hizmet karşılığı ve yasada belirtilen esaslara göre hesaplanacak staj ücreti alacağını talep etmektedir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olması nedeniyle, işin esasına girilip esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 18/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.