YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12806
KARAR NO : 2019/1093
KARAR TARİHİ : 05.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik
HÜKÜM : Mühürde sahtecilik suçundan: Beraat
Resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1- Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu belge asılları duruşmada incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı tespit edilip denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyete hükmolunması,
2- Kabule göre;
a) Eylem kül halinde sahtecilik suçunu oluşturduğu halde, ikiye bölünerek mühürde sahtecilik suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle hükmün karıştırılması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, sanığın, sahte plaka ile araç trafik ve tescil belgesi düzenletmek ve kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmayıp, suçun aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sahte belge çeşitliliğinin TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel
cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
c) TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.