YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4174
KARAR NO : 2018/9324
KARAR TARİHİ : 20.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, 26.06.2015 gününde verilen dilekçe ile terekenin resmen tasfiyesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.07.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 612. maddesi uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiye isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 28.03.2010’da ölen mirasbırakan …’den alacaklı olduklarını, mirasçıların tümünün … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/632 Esas, 2010/1243 Karar sayılı ilamı ile mirası reddettiklerini, alacaklarının tahsili amacı ile borçlunun terekesinin paraya çevrilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın 3 aylık süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mirasbırakan 28.03.2010 tarihinde evli ve çocuklu olarak vefat etmiş, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından miras, … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/632 Esas, 2010/1243 Karar sayılı ilamı ile reddolunmuştur.
Mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK. md. 612/1,636). Buradaki tasfiye süreye tabi değildir. Türk Medeni Kanununun 633. madde hükmünün uygulanma yeri yoktur. Ayrıca sulh hukuk mahkemesince, en yakın mirasçıların mirası reddettiklerinin belirlenmesi halinde, herhangi bir başvuruya gerek olmadan kendiliğinden resmi tasfiye yoluna gidilmesi gerekir. O halde iflas hükümlerine göre tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekirken yazılı şekilde hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.