Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14613 E. 2018/19262 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14613
KARAR NO : 2018/19262
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Asıl dosyada davacı … vekili, 21, 22, 23, 24 parsel sayılı taşınmazların, 12/05/1954 tarihli ve 63 nolu tapu kaydına dayanılarak davalılar adına tescil edilmiş olduğunu ancak bahse konu taşınmazların eski 63 nolu tapu kaydı kapsamında kalmadığını, dava konusu taşınmazların geldisi olan eski 63 nolu tapu kaydının dava dışı 27 ve 156 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 15/05/1967 tarihli 73 nolu tapu kaydı ile aynı kökten geldiğini, bu kaydın incelenmesinde de davalılara ait eski 63 nolu tapu kaydının dava konusu parselleri kapsamadığının görüleceğini, dava konusu taşınmazların öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup bu gibi yerlerde zamanaşımının işlemeyeceğini, dava konusu taşınmazların davalılarca tarımsal amaçla kullanılmayarak sadece üzerinde biriken kum ve çakılın alındığını belirterek davalılara ait 21, 22, 23, 24 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile … adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asıl dosyada davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyada davacı … vekili, …… A.Ş.’ye karşı açtığı davada, 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazlardan davalı şirketin kum ve çakıl aldığını, alınan malzemenin bedelinin komisyonca tespit edildiğini ve davalı şirketin aldıkları malzemenin bedelini ödemediğini belirterek 15.325.40.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosyada davalı şirket vekilleri, dava konusu parsellerin davacı …’ye ait olmadığını, dava konusu taşınmaz maliklerine ocak ruhsatı verildiğini, ruhsat sahibi ile dava dışı …… arasında kira sözleşmesi akdedildiğini, vekil edeninin yaptığı işin …… adına fatura karşılığı taşıma işi yapmaktan ibaret olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, bilirkişi beyanları ve eski tapu kaydının zemine uygulanması sonucunda dava konusu yerlerin dava konusu tapunun kapsamı içerisinde kaldığı ve dava konusu yerlerin tesis yapılmadan önce mısır tarlası olarak kullanıldığı gerekçesi ile asıl davanın reddine ve yine subut bulmayan birleşen davanın da reddine karar verilmiş hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … vekili, asıl dava ile 21, 22,23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlara …… tespiti sırasında uygulanan tapu kaydının dava konusu yerlere uymadığı ve dava konusu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile … adına tesciline karar verilmesini, birleşen davada ise 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazlardan davalı şirketçe elde edilen kum ve çakıl bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillere göre, dava konusu 21, 22, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazların, tarla vasfı ile 29/12/1978 tarihinde, 22.975 m2 yüzölçümlü ve 12/05/1954 tarihli ve 63 sıra nolu tapu kaydına dayalı olarak tespitinin yapıldığı, yapılan tespitin 06/09/1979 tarihinde kesinleştiği, taşınmaz maliklerinin asıl dosya davalılarının olduğu, mahkemece yapılan keşiften sonra alınan fen bilirkişi raporunda, eski tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uygulandığı, bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda dava konusu taşınmazların eski tapu kaydı kapsamında olduğunun belirlendiği, yine dosya arasında yer alan … bilirkişisi raporuna göre de, dava konusu taşınmazların birbirine sınır olduğu, fiili durumda……sınırını oluşturan …… Irmağı’nın içinde kaldığı, …… yatağında bulunan taşınmazların tarım arazisi olmadığının belirlendiği, inşaat bilirkişi raporunda ise, dava konusu taşınmazların hali hazırda yapılmış olan hidroelektrik santralinin arka tarafında oldukları ve üzerlerinde ekonomik değeri olan bir yapının bulunmadığının belirlendiği, yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre de dava konusu taşınmazların santral yapılmadan önce mısır tarlası olarak davalıların 40 yılı aşkın süredir kullandıklarının beyan edildiği ve mahkemece tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesi sonucunda asıl dava olan tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki, dava konusu parselllere ait …… tutanağındaki bilgilere göre, taşınmazlara uygulanan eski tapu kaydı, 12/05/1954 tarih ve 63 sıra no 218 cilt no ve 28 sayfa numaralı, 22.975 m2 miktarlı tapu kaydı olduğu halde mahkemece 12/05/1962 tarih ve 62 sıra no 218 cilt no ve 28 sayfa numaralı ve geldisi olan 24/05/1927 tarih ve 196 sıra nolu 27.579 m2 yüzölçümlü tapu kayıtları dosya arasına alınmış, bu kayıtların sınırları keşifte uygulanmıştır. Geri çevirme sonrası dosya arasına alınan 63 nolu tapu kaydında ise taşınmazın sınırları 62 nolu tapu kaydına göre değişiklik göstermektedir. Bu durumda, keşif sırasında dava konusu taşınmazlara doğru tapu kayıtlarının uygulanıp uygulanmadığı konusunda tereddüt hasıl olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, dava konusu taşınmazlara …… sırasında uygulanan tapu kayıtlarının dosya içeriğinde yer alan tapu kayıtlarından farklı olduğunun tespit edilmesi halinde, kayıtların tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına alınması, tapu kaydının yerel bilirkişiler ve tanıklar aracılığıyla …… Kanun’nun 20/C maddesindeki esaslar doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmazlara uygulanması, tapu kayıtlarının sınırları dere, yol gösterdiğinin anlaşılması halinde, bu sınırların kural olarak değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırlardan olduğunun ve 3402 sayılı …… Kanunu’nun 20/C fıkrası hükmüne göre; böyle sınırı içeren tapu kaydı kapsamının miktarıyla geçerli olduğunun düşünülmesi, tespite esas tapu kaydı gayri sabit ve genişletilmeye elverişli hudut ihtiva etmesi halinde muhtevasını tayinde belgede yazılı miktar esas alınarak miktar fazlası hakkında da iktisabı mümkün olan taşınmaz mallar için …… Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerinin uygulanması, uyuşmazlık konusu taşınmazların, revizyon gören tapu kaydının miktar fazlası alanda kalıp kalmadığının belirlenmesi, miktar fazlası alanda kalan kısmın zilyetlikle kazanılmayı elverişli yerlerden olup olmadığının, zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının üzerinde durulması, yine davacı …’nin dava konusu taşınmazlarla aynı kökten geldiğini iddia ettiği dava dışı 27 ve 156 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının da yapılacak keşif sırasında uygulanması ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Tüm bu hususlar düşünülmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.