Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13269 E. 2018/17249 K. 15.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13269
KARAR NO : 2018/17249
KARAR TARİHİ : 15.10.2018

MAHKEMESİ :… Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25/10/2017 gün ve 2017/4100 Esas, 2017/13761 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı alacaklı 01.03.2011 başlangıç tarihli yazılı …… akdine dayanarak 30.07.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı … takibi ile aylık 950,00 TL’den 2015 yılı …… ayından …… ayına kadarki …… alacağı 4.750,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 27.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 03.09.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, ödeme emrinin asile tebliği gerekirken, vekile tebliğinin usulsüz olduğunu, müvekkilinin …… sözleşmesine istinaden …… borçlarını ödemiş olduğunu, taraflar arasındaki mutabakata göre 2014-2015 dönemi aylık …… bedelinin 700 TL olduğunu, TBK’deki hükme göre …… bedelinin ÜFE oranında artırılması gerektiğini, 2015 yılı …… bedelinin %8,79 artış ile 761,53 TL olması gerektiğini, buna göre de alacaklının takibe konu dönem …… alacağının 3.807,65 TL olduğunu, müvekkilinin …… bedellerini yatırdığı banka hesap kayıtları incelendiğinde ise ödenmediği iddia edilen aylara ilişkin toplam 3.900 TL …… bedeli ödemiş olduğunun görüleceğini ileri sürerek borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı … Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının …… sözleşmesine bir itirazının olmadığı ve borcu ödemesi yönünden belge sunmadığı gerekçesi ile itirazın kaldırılmasına ve davalının mecurdan temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/4100 E. -2017/13761 sayılı kararı ile; davalı tarafın tahliyeye yönelik itirazları yerinde görülmemiş, alacağa yönelik itirazları bakımından ise, taraflar arasında 01.03.2011 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli …… sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamadığı, …… sözleşmesinin hususi şartlar 6. maddesi ile “……cı kontrat bitiminde …… rayiç bedelinin yıllık TEFE-TÜFE ortalaması oranında artışını şimdiden kabul ve taahhüt eder” düzenlemesine yer verildiği, bu şartın geçerli olup tarafları bağladığı, her ne kadar davalı borçlu ödeme belgesi getirmemiş ise de, itiraz dilekçesinde ayrıca ve açıkça …… miktarına itiraz ettiği, bu durumda mahkemece 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK.nin 344. maddesi hükmü de gözetilerek …… artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü doğrultusunda aylık …… bedelinin ve …… artış farkının belirlenerek, sonucuna göre, karar verilmesi gerektiğinden bahis ile bozulmuş, davalı vekilince tahliye yönünden karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
İİK’nin 269/c maddesinde “Borçlu akdi reddetmeyip ……nın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur. ” düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda davalı vekili …… sözleşmesine istinaden …… artışı oranındaki …… bedellerinin vekil edeni tarafından ödendiği gerekçesi ile takibe itiraz etmiş ve temerrüdün gerçekleşmediğini savunmuştur. Her ne kadar Dairemizin yukarıda anılan kararı ile tahliye istemi hakkındaki temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de davalı vekili itiraz ve suvunmasında aylık …… miktarının 761,53 TL olduğunu ve bu bedeli davacıya ödediğini savunmuştur. Mahkemece ödemeye ilişkin banka kayıtları getirtilmeden hüküm kurulmuştur. Bu durumda bozmada değinilen açıklamalar ışığında aylık …… bedeli belirlenerek ve varsa davalı tarafından yapılan …… ödemeleri de göz önünde bulundurularak tahliye kararı yönünden hüküm kurmak gerekirken tahliye talebinin kabulünün doğru olmadığı bu nedenle tahliyeye yönelik hükmün de bozulması gerektiği anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Davalı borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 25.10.2017 tarih, 2017/4100 Esas, 2017/13761 Karar sayılı tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan nedenle İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi uyarınca kararın tahliye yönünden de BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 15.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.