YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9509
KARAR NO : 2015/26887
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın müteahhitlik yaptığı, katılanın sanıktan ev satın almak istediği, aralarında sözleşme imzaladıkları, sanığın katılandan sattığı eve karşılık 55.000 TL aldığı, teminat olarak ta 55.000 TL bedelli bono verdiği, sanığın katılana vaat ettiği evi önceden… ‘a sattığı, tapu bilgilerine göre Yasin Karahan’ın söz konusu evi 11.01.2010 tarihinde tescil ettirdiği, sanığın katılana verdiği bononun düzenleme tarihinin 08.02.2010 olduğu, sanık ile katılan arasında yapılan sözleşmeye göre evin teslim tarihinin 30.09.2010 olduğu, buna göre sanığın bir başka şahsa sattığı evi daha sonra tekrar katılana sattığı olayda sanığın sözleşmede… Taahhüt Emlak adına imza attığı, sanığın, yöneticisi olduğu şirketin ticaret faaliyeti kapsamında hareket ederek haksız menfaat temin ettiği iddia edilmekle, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.