YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10263
KARAR NO : 2019/9707
KARAR TARİHİ : 25.04.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı işyerine 23/08/2013 tarihinde işe girdiğini, 16/07/2014 tarihinde iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, kazan dairesi elemanı olarak çalıştığını, müvekkiline bu konuda eğitim verilmediğini, aylık net 1.100,00 TL ücret aldığını, yemek ve servisten yararlandırılmadığını, iş yerinde 08:00-20:00 arasında çalıştığını, dini bayramlar hariç hafta sonları ve diğer resmi tatillerde de bu çalışmanın devam ettiğini, fazla çalışma ve ulusal bayram – genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığı gibi ücretlerinin de ödenmediğini, bunlara rağmen kusuru olmaksızın iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram – genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının işyerine 23/08/013 tarihinde asgari ücretle işe girdiğini, fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve yıllık izin ücreti alacağının olmadığını, iş sözleşmesinin haksız yere feshedilmediğini, fabrikada kazan patlaması olduğunu, davacının bu patlamada ağır kusur ve ihmali olduğunu, 4857 sayılı Yasa’nın 25/2(ı) maddesi gereği sözleşmeyi feshettiklerini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, işçilerin çalıştığı/yaptığı işlerden başka genel bir eğitimin verilmesinin kanunun amacına aykırı olduğu, işe uygun bir eğitim verilmeden, kontrol yapılmadan çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğundan bahsedilemeyeceği, tanıkların beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının işi, kendisi ve iş yeri için de riskler taşıyan bir iş olduğu, işverenin risk değerlendirmesini yaparak işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izlemesi, denetlemesi ve uygunsuzlukları gidermesinin gerektiği, mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalarnı yapması gerektiği, davacının görevlerdirildiği işte, bir iş güvenliği eğitimi dahi verilmeden, işveren üzerine düşen kanuni yükümlülüğü yerine getirmeden, meydana gelen kaza sonrası bu durumdan işçisini sorumlu tutarak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-ı maddesi gereği sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini beyan etmesinin kanunun amacına aykırı düştüğü, iş hukukunun ilkelerinin de buna cevaz vermediği, fesih haklı nedene dayanmadığı, dosyada hasara ilişkin bilgi ve belge de mevcut bulunmadığı, davalının bilirkişi raporuna itirazlarının teknik anlamda olmayıp mahkememizin takdir ve kabulüne yönelik itirazlar olmakla ek rapor alma gereği duyulmadığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların ve kabullerin dosya kapsamına, hukuka ve kanuna uygun olduğunu kanaatine varılmıştır. Hüküm kurulurken davanın belirsiz alacak davası olması da göz önüne alındığı, fazla mesai ile ulusal bayram-genel tatil ücretlerinde Yargıtay içtihatları, ilgili alacakların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarları göz önünde tutularak 1/3 oranında takdiri hakkaniyet indirimi yapıldığı, Yargıtay’ın güncel içtihatlarında da belirtildiği üzere; gerek yasal, gerekse hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekâlet ücreti hükmedilmediği gerekçesi ile yıllık izin ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, ilk kez temyiz aşamasında sunulan bordroların bazılarında fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti şeklinde tahakkuklar bulunmaktadır. Davacı vekiline ve gerekir ise davacı asıla bu bordrolar gösterilerek diyecekleri sorulmalı, imza inkarı olması halinde imza incelemesi yapılmalı, ayrıca banka ödemesi olup olmadığı, varsa banka kayıtları celbedilerek denetlenmelidir.
Mahkeme tarafından tespit edilen ücret miktarı bordrolardaki ücretten fazla olduğundan bordrolarında fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuku bulunmayan aylar için eldeki Mahkeme’nin 2014/499 Esas sayılı hükmüne dayanak bilirkişi raporunda halihazırda kabul edilmiş bulunan fazla mesai süreleri ile ulusal bayram genel tatil çalışması süreleri ve aylık ücret miktarı aynen kabul edilerek hesaplama yapılarak hüküm altına alınmalıdır. Halihazırda kabul edilen ve davacı temyizi olmadığından davalı lehine usuli müktesep hak oluşturan 1/ 3’er oranındaki takdiri indirim bu şekilde hesaplanan fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına uygulanmalıdır.
Bordrolarında fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuku olan aylar bakımından, bu tahakkukların ödenip ödenmediği tespit edilmelidir. Mahkeme tarafından 2014/499 Esas sayılı Mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda kabul edilen aylık ücret miktarı esas alınarak tahakkuk bulunan bordrolardaki fazla mesai süreleri ve ulusal bayram genel tatil çalışması süreleri yeniden hesaplanmalı, bu bordrolardaki tahakkukların davacıya ödendiğinin ispatlanması halinde ödenmiş bulunan fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil tahakkukları hesaplanan alacaktan mahsup edilerek bakiyesi takdiri indirimsiz olarak hüküm altına alınmalıdır. Çünkü belgeye dayalı olarak ispatlanmış olan bu çalışmalardan takdiri indirim yapılması mümkün değildir.
Bordrolarda davacının imzası yok ise ve banka kanalı ile de ödendiği ispatlanamıyor ise o dönem bordrosu gözetilmeksizin yani bordrosu bulunmayan ya da bordrosunda tahakkuk bulunmayan bir dönem gibi o ay için hesaplama yapılmalıdır.
Çalışma hayatında bazen, bordrolarda ulusal bayram genel tatil günlerinin normal çalışma günlerinden ayrı olarak bordrolarda gösterilmesine rağmen, bu günlerde çalışma karşılığında ek tahakkuk yapılmadığı, bu günlerin sadece ayrı bir başlık halinde gösterildiği ama bu günler için sadece bu günlerde çalışılmasa da kanunen ödenmesi gereken 1 günlük yevmiye tahakkuku yapıldığı, böylece, normal çalışılan günler, çalışılmayan hafta tatili günleri ve ayrı başlık altında gösterilmiş bulunan ulusal bayram genel tatil günlerinin ücretlerinin toplamının normal aylık ücret olarak tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Böyle bir durumda ulusal bayram genel tatil günü çalışma ücreti tahakkuk ettirildiğinden bahsedilemez. Ulusal bayram genel tatil çalışması ücretinin tahakkuk ettirilmiş olması için, normal aylık ücrete ilaveten çalışılan her ulusal bayram genel tatil gün karşılığında ilave 1 günlük yevmiye tahakkuku yapılmış olması yani çalışma karşılığı olan bu ilave yevmiyenin bu günlerde çalışılmasa da tahakkuk ettirilen yevmiyeye ek olarak tahakkuk ettirilmiş olması gerekir. Yoksa salt bordroda “ulusal bayram genel tatil ücreti” başlığının bulunması bu günlerde çalışmanın karşılığının ödendiğini göstermemektedir. Bordrolar incelenirken bu hatırlatma da göz önüne alınmalıdır.
Eldeki kararı sadece davalı temyiz ettiği için davalı lehine miktar itibari ile oluşan usuli müktesep haklar korunmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/04/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.