Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/12040 E. 2019/5358 K. 13.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12040
KARAR NO : 2019/5358
KARAR TARİHİ : 13.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın babası … 27.04.2015 tarihli beyanında oğlunun madde bağımlısı olduğunu, sokaklarda yaşadığını, onunla görüşmediğini beyan etmesi ve dosyada bulunan Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 26.06.2013 tarihli sağlık kurulu raporu fotokopisine göre sanığa “antisosyal kişilik bozukluğu ve ruhsal davranış bozukluğu” teşhisi konulması karşısında, sanığın tüm tedavi evrakları ve raporları celp edilip, suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesi uyarınca, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığının tespiti için dava dosyası ile birlikte önceki tedavilerine ilişkin tüm belge ve raporları da eklenerek Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2)5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, sanığın kastının yoğunluğuna, mağdurda oluşan yaralanmaların birden fazla olması nedeniyle meydana gelen zararın ağırlığına göre, TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi de nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 13.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.