Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/3359 E. 2019/8561 K. 11.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3359
KARAR NO : 2019/8561
KARAR TARİHİ : 11.04.2019

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : … 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.06.2005 tarihinden 07.10.2016 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin işverence haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini, feshin gerçek nedeninin müvekkili ve arkadaşlarının 2015 yılında yapılan eylemlerde aktif olduklarının düşünülmesi, sendikal mücadelelerinde elebaşı olarak görülmeleri, fabrikadaki işçilerin büyük çoğunluğunun üyesi bulunduğu … İş Sendikasına üye olmamaları gibi nedenler olduğunu, eylemler sona ermiş olsa da, işveren tarafından eylemlerde ön planda yer aldığı düşünülen … İş Sendikasına geri dönmeyen, …’e üye olan veya hiçbir sendikaya üye olmayan, bu şekilde sendikal mücadelenin içinde yer alan işçilere yönelik olarak sistematik psikolojik baskı uygulanmasına başlandığını, müvekkilinin görev yerinin esasen bir gereksinim bulunmadığı halde değiştirilerek, …’te bulunan … fabrikasında görevlendirilmesine karar verildiğini, müvekkilinin değişikliği kabul etmediğini, bu nedenle hizmet akdinin feshedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin işe iadesine, boşta geçen süreler için 4 aylık brüt ücret ve sosyal haklarının kendisine ödenmesine, Sendikalar Kanunu’nun 25. maddesi gereğince 1 yıldan az olmamak üzere sendikal tazminatın işe başlatılması veya başlatılmamasına bağlı olmaksızın müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından 07.10.2016 tarihinde yapılan feshin geçerli bir nedene dayanmakta olduğunu, 13.06.2005 tarihinde müvekkili şirketin … Fabrikasında Kamyon Alan Müdürlüğünde “Kaynak İşçiliği-C” unvanı ile çalışmaya başlayan davacının iş akdinin, İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca geçerli nedenle feshedildiğini, feshin davacıya 07.10.2016 tarihinde bildirildiğini, … Fabrikasında üretilen … model araç satışındaki talep artışı, … Fabrikası’nda istihdam fazlasının bulunması ve … Fabrikası’ndaki eleman ihtiyacı nedeniyle durum değişikliği yapıldığını, davacının görev değişikliğini haklı ve somut hiçbir gerekçe göstermeksizin kabul etmediğini, 06.10.2016 tarihinde alınan Disiplin Kurulu Kararı ile davacının iş akdinin feshine karar verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, 03.04.2016 tarihinde toplam 10719 işçiden 7718 işçinin … İş, 64 işçinin …, 49 işçinin … İş üyesi olduğu, 07.10.2016 tarihinde ise toplam 10448 işçiden 7662 işçinin … İş, 37 işçinin …, 14 işçinin …, 49 işçinin … İş üyesi olduğu, bu sonuçlara göre … üyesi olanların çoğunun işten çıkartıldığı, müzekkere cevabının davacı tanık beyanını doğrular nitelikte bulunduğu, sendikal faaliyetlerden dolayı davacıya rotasyon uygulanarak psikolojik baskı uygulandığına kanaat getirildiği, evi olan, kira ödemeyen, çocuğu okula giden birinin yer değişikliği fikrine sıcak bakmayacağının aşikar olduğu, bu sebeple sendikal tazminata ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücretlerin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili, feshin geçerli nedene dayandığının ispat edildiğini, davacının görev yeri değişikliğini haklı ve somut hiçbir gerekçe göstermeksizin reddettiğini, çalışma koşullarında değişiklik işverenin yönetim hakkı çerçevesinde kalıyorsa veya değişiklik iş akdinde yer alan geçerli bir değişiklik kaydına dayanıyorsa, işçinin değişikliği kabul etmemesi nedeniyle sözleşmeyi fesheden işverenin feshinin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, iş akdinin 22. maddenin amacına uygun olarak ve geçerli nedenle feshedildiğini, feshin geçerli nedenle yapıldığı konusunda detaylı beyanlarda bulunduklarını, bilirkişi ve keşif deliline dayandıkları halde Mahkemece bu konuda inceleme yapılmadığını, Mahkemenin gerekçesini tanık beyanlarına dayandırdığını, ancak davacının iş akdinin performans nedeniyle değil İş Kanunu’nun 22. maddesine göre feshedildiğini, davacı tanıkları …, …, …, … ve …’in iş akitlerinin feshi nedeniyle Şirket ile derdest davaları bulunduğunu, bu tanıkların kendi davalarında haksız menfaat elde etmek için gerçek dışı beyanda bulunduklarını ve beyanlarının objektif olmadığını, müvekkilinin yönetim hakkı kapsamında görev yeri değişiklikleri yapabileceğini, bilirkişi incelemesi yerine davacı tanıklarının beyanlarına itibar edildiğini, davacının baskıya maruz kalıyor olması halinde … fabrikasında da çalışmak istememesi gerektiğini, davacının gerekli görülmesi halinde görev yeri değişikliğine muvafakat ettiğini, görevlendirme gerekçesinin açıkça belirtildiğini, müvekkili şirketin yönetim yetkisini kötüye kullanmasından bahsedilemeyeceğini, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının sendikal fesih iddiasını ispatlayamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacının, 13/06/2005-07/10/2016 tarihleri arasında kaynakçı olarak davalı işyerinin … Fabrikasında çalışmış olduğu, iş akdinin eleman ihtiyacı sebebiyle yapılan geçici görev yeri (…/…’den …/…’ne) değişikliğini kabul etmemesi üzerine işveren tarafından geçerli nedene dayanılarak 07/10/2016 tarihinde feshedildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan gelen 03/04/2017 tarihli yazı cevabı ve eklerinden, davalı işyerinde 03/04/2016 tarihinde; toplam 10719 işçinin, 7718 tanesinin … Sendikası, 49 tanesinin …-İş Sendikası ve 64 tanesinin … üyesi olduğu, 21/10/2016 tarihinde ise; toplam 10427 işçinin, 7643 tanesinin … Sendikası, 14 tanesinin …-İş Sendikası ve 32 tanesinin … üyesi olduğunun anlaşıldığı, üye olan işçi sayısı, üyelik tarihleri, işten çıkarılan üye olup olmadığı, varsa fesih tarihlerinin ne olduğu vs. hususları yönünden …’e müzekkere yazıldığı, ancak yapılan yazılı ve şifahi araştırmalara rağmen, …’in adresine ulaşılamadığı, yazılan müzekkerenin bila ikmal döndüğü, tüm delil ve tanık anlatımlarına göre çalışma koşullarındaki değişikliğin geçerli bir nedene dayandığının davalı işveren tarafından kanıtlanamadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı, Mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin yerinde olduğu, ancak dinlenen davacı tanıklarından …’ün “davacı 2015 yılında yapılan sendikal eylemlerde aktif rol almadı. Davalı işyeri 2015 yılında yapılan eylemlerde aktif rol alan personellere karşı çıkarma yönünde çalışma yapıyordu.”, davacı tanığı …’ın, “… Fabrikası’ndan … Fabrikasına gitmeyi kabul eden bildiğim kadarı ile iki kişi oldu. Kabul etmeyenlerin tamamı işten çıkarıldı. 2015 yılından sonra davacının sendikal faaliyetleri sadece sendika değiştirmek idi. Fabrika genelinde sendikal faaliyet olmadı.”, davacı tanığı …’in, “davacı aktif olarak sendikal eylemlerde bulunmamıştır.”, davacı tanığı …’in, “Ben … sendikasına üyeydim. Bende …’nde görevlendirildim. Ancak kabul etmeyince işten çıkışım verildi.” şeklinde beyanda bulundukları, işbu beyanlardan davacının … sendikasında aktif bir rolünün bulunmadığı, işverenin ise aktif rol oynayan personele karşı böyle bir tutumunun olduğu, … fabrikasına geçmeyi kabul etmeyen tüm işçilerin işten çıkartıldığı, bu çıkartılan işçilerin içerisinde davacı tanığı ve aynı zamanda … İş Sendikalısı olan …’in de bulunduğu, bu durumda davacının sırf …’e üye olması nedeniyle işten çıkartıldığının kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki Mahkeme gerekçeli kararında her ne kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından gelen yazı cevabı doğrultusunda “…… üyesi olanların çoğu işten çıkartılmıştır.” gerekçesine dayanmış ise de incelenen kayıtlarda 03/04/2016 tarihinden 21/10/2016 tarihine kadar geçen süreçte … üyesi işçilerin sayısı azalmış olsa da, işverenin baskı ile üye olunmasını istediği ifade edilen … İş Sendikası üye sayısının da azalmış olduğu, bu sonuçların sendikal fesih iddiasını ispata yarar bulunmadığı, … Sendikasından gelen bir yazı cevabı da dosyada bulunmadığı, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının iş akdinin geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği, bu nedenle davacının işe iadesinin gerektiği ancak davacının feshin sendikal sebeple yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre, çalışma koşullarındaki değişikliğin geçerli bir nedene dayandığının davalı işveren tarafından kanıtlanamadığı, feshin geçerli nedene dayanmaması nedeniyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin verilen kararın istinaf talebinin esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı isabetlidir.
İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanun’un 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun’un 21’inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanun’un yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamındaki Çalışma Genel Müdürlüğü’ne ait 03.04.2017 tarihli yazı ve eklerinden, davalı işyerinde 03/04/2016 tarihinde, toplam 10719 işçiden, 7718 işçinin … Sendikası, 49 işçinin …-İş Sendikası ve 64 işçinin … üyesi olduğu, 21/10/2016 tarihinde ise toplam 10427 işçiden, 7643 işçinin … Sendikası, 14 işçinin …-İş Sendikası ve 32 işçinin … üyesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bunun yanında, davacı tanığı …, “Davalı işyeri işten çıkarmak istedikleri çalışanlara öncelikle …’teki fabrikada çalışmalarını teklif ederdi. Davacıya da aynı teklif yapıldı. Davacının da kurulu düzeni vardı. Bu düzenini bozmamak için teklifi kabul etmedi. Bu nedenle işten çıkarıldığını düşünüyorum. Ancak biz işten çıkarıldıktan sonra işyerinde fazla mesai yapıldığı günler olmuş. Davalı işyerine Noter getirilerek, … İş Sendikası’na üye olunması istendi. Ben üye oldum. Davacı üye olmadı. Bu nedenle çıkarıldığını düşünüyorum. Davacı 2015 yılında yapılan sendikal eylemlerde aktif rol almadı. Davalı işyeri 2015 yılında yapılan eylemlerde aktif rol alan personellere karşı çıkarma yönünde çalışma yapıyordu.” beyanında, davacı tanığı …, “Davacıyı …’e göndermek istediler. İşyerinde eylemler olmuştu. Eylemleri bahane ederek …’e göndermek istediler. Davacı da çocukları ve ailesini söyleyerek gidemeyeceğini söyledi ve işten çıkarıldı. Eylemlerden hemen sonra 21-22 kişi işten çıkarıldı. Ancak sonraki dönemlerde çıkarılanların sayısını bilmiyorum. İşverenin bize baskı uygulaması vardı. Biz mart ayı içerisinde … Sendikası’na üye olmuştuk. Bu sendikaya üye olan çok kişi yoktu. Bu sendikaya üye olanların çoğu işten çıkarıldı. Bir iki kişi kaldığını düşünüyorum. Bizi İnsan Kaynakları’na çağırarak “O sendikaya üye olmayın, sap ile samanı birbirinden ayıracağız” dediler. Bizim ayrıldığımız dönemde işlerde azalma yoktu, fazla mesai yapıyorduk. Biz İnsan Kaynakları’nda iken bir bekar arkadaş gelmişti. Davacı çıkmak istiyordu, çıkartmıyorlardı. Biz evli olduğumuzu beyan ettiğimiz halde bizi …’e göndermek istiyorlardı. Davacıya psikolojik baskı yapılarak görev yeri değiştirilmişti. Davacıyı önceden tartıştığı insanların yanına gönderiyorlardı.” beyanında, davacı tanığı …, “2015 yılından sonra davacının sendikal faaliyetleri sadece sendika değiştirmek idi. Fabrika genelinde sendikal faaliyet olmadı. … Bey bize “Ayrı kalmayın, yalnız kalanı kurt kapar, … Sendikası’na geçin”dedi.” beyanında, davacı tanığı …, “… bahane edilerek davacı işten çıkarıldı. İlk çıkarılanlar işe iade davası açınca davalı işyeri bu şekilde karar aldı, bu konuda baskı yaparak çıkış sebebi gösterdi. Bazı işçilerin bakmakla yükümlü olduğu kişiler olduğu için gitmeyeceklerini bildiklerinden bu şekilde baskı altında bıraktılar. Davacı başka bir sendikaya üye kaydı bulunmaktadır. Davalı işyerinde … Sendikası vardır. Eylemlerden sonra işyerinde Noter getirerek, …’e geçmezseniz “sizin canınızı okuyacaklar” diyerek baskı yapıldı. Davacı normalde sessiz bir insandır. İşten çıkarılma sebebi sadece … Sendikası’na üye olmasıdır. Aktif olarak sendikal eylemlerde bulunmamıştır. Davacının çalışırken performansı iyi idi. Davacıya psikolojik baskı yapmak için başka bir hattan konuşmadığı, görüşmediği bir arkadaşının yanına gönderildi” beyanında, davacı tanığı …, “Davacı … sendikası kurulup oraya üye olmakla dikkatleri üzerine çekti diye düşünüyorum. Personel birimi tarafından çağrılıp “neden … Sendikasına geçmiyorsun” diye kendisini sıkıştırdılar. Sendikal faaliyetlerden dolayı bu faaliyetlerde bulunan arkadaşlara sürekli görev değişikliği yapılırdı. Bezdirme politikası uygulanırdı. Davacı …’de oturmakta olup ev kendine aittir. Davacının … … fabrikasına görevlendirmesi oldu. Davacının çocukları burada okula gitmekte olup …’nde geçim şartları buraya göre daha fazla olduğundan kabul etmedi. Bekar olup kendi isteğiyle işten ayrılmak isteyenler durduruldu…Biz işten çıkartıldıktan sonra da arkadaşların fazla mesaiye kaldıklarını gördük. 2015 yılındaki sendikal eylemlerde işçiler … Sendikasına karşı eylemde bulundular. Biz gece vardiyasından çıkmıştık. Daha sonra davacı hür iradesi ile … Sendikasına üye olunca kendisine psikolojik baskılar yapıldı. İşverende o dönemde … Sendikasına geçmezseniz işten çıkartırız gibi söylemlerde bulundu. Aba altından sopa göstermeler oldu…Ben … sendikasına üyeydim. Bende …’nde görevlendirildim. Ancak kabul etmeyince işten çıkışım verildi. Ancak davacının üzerine sendika olaylarından dolayı çok gidilmekteydi” beyanında bulunmuşlardır.
Dosya kapsamından davacının 23.09.2002 tarihinde … Sendikasına üye olduğu, 26.06.2015 tarihinde ayrıldığı, 26.12.2015 tarihinde …’e üye olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla Çalışma Genel Müdürlüğü yazısı, tanık beyanları ve Dairemizce incelenen 2018/8770 Esas sayılı emsal dosya birlikte değerlendirildiğinde, 03.04.2016 tarihinden 21.10.2016 tarihine kadar geçen süreçte … üyesi olan işçilerin sayısının azaldığı, tanık beyanlarından …’e üye olan işçilere baskı uygulandığı anlaşılmasına göre, davacının iş akdinin davalı tarafından, sendika seçme özgürlüğüne ve sendikal haklarına engel olmak amacıyla sendikal nedenlerle feshedildiği anlaşıldığından, davacının sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken sendikal tazminat talebinin reddi hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın KABULÜ ile,
3- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
4-Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
5- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
6- Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 44,40 TL. karar-ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL. harcın düşümü ile bakiye 15,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7- Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 58,40 TL harç, 243,60 Tl posta, tebligat masrafı olmak üzere toplam 302,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Davacının ve davalının gider avanslarından kalan miktarların karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
10- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
11- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak, 11/04/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.