YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5902
KARAR NO : 2019/2801
KARAR TARİHİ : 19.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın faturalarını kullandığı …Petrol Ürünleri ve Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.’yi ve yetkililerini tanımadığını ancak fatura muhteviyatı mazotu … arası yol yapımını üstlendikleri bir taşeron iş nedeniyle kiraladıkları iş makinalarında kullandılarını, faturaların sahte olduğunu bilmediğini savunarak toplam 229.000 TL’nin… Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nin … nezdindeki … numaralı mevduat hesabına nakit olarak yatırıldığına dair banka dekontlarını ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim tesellüm belgelerinin, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeteneği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin, faturaları düzenleyen şirkete ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, suç konusu faturaları düzenleyen şirket ile sanığa ait ticari defter ve belgeler üzerinde, sanığın dosyaya ibraz ettiği ödemeye ilişkin banka dekontları da göz önünde bulundurulup banka dekontlarının doğruluğunun bankalar nezdinde araştırıp, ödemelerin alıcılar hesabına geçip geçmediği, sahte fatura kullanımını perdelemek için fiktif ödeme yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağının gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/03/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.